Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

Wilma Elles: Turkiye’de kadın şiddeti gizliyor

Magazin Editor

Magazin Habercisi
Katılım
28 Mar 2019
Mesajlar
17,266
Web sitesi
www.magazin.biz.tr
wilma-elles-turkiye-de-kadin-siddeti-gizliyor.jpg

Turkiye, onu ‘Oyle Bir Gecer Zaman Ki' dizisinin ‘Carolin'i olarak tanıdı. Kırık Turkcesi, sempatikliği ile kısa surede bizden biri oldu. Turkiye'ye yerleşti. Alman oyuncu iken Alman asıllı Turk vatandaşı oldu. Başarılı oyuncu Wilma Elles ile ozel yaşamından kariyerine, Turkiye ve Almanya‘yı konuştuk. İkizleri bulunan Elles, iki cocuk daha istediğini belirterek, ‘Kalbimi Almanya'da birine kaptırdım' dedi. İşte o roportaj…
Turkiye'ye ne zaman geldiniz?
Turkiye'ye 10 sene once geldim. Ama asıl Turkiye yolculuğum daha ilkokul yıllarında Almanya'da başladı. Cunku en yakın arkadaşım bir Turk'tu.
Oyunculuğa nasıl başladınız?
4 yaşından beri oyuncu olmak istiyordum. Ablam ve ben terasta komşular icin tiyatro oyunları sergilerdik. 10 yaşındayken ilk oyunculuk dersleri, şan dersleri, 8 yıl boyunca jazz dans, 6 sene klasik gitar, muzik dersleri almaya başladım. Sonra oyunculuk okulumdan diplomamı aldım. Ama oyunculuk derslerine 5 yıl daha devam ettim. 10 yıl boyunca oyunculuk dersleri aldım.
4 DİLİ İYİ KONUŞUYOR

Koln Universitesi'nde İslam Bilimi okumuşsunuz…

Evet… Koln Universitesi'nde Siyaset ve İslam Bilimleri ve Tiyatro ve Film Bilimleri okudum. 2012 yılında mezun oldum. Tezimi İstanbul'dayken yazdım. Annem bana şu tavsiyede bulundu: “Bizim cağımızın en buyuk olayları iklim değişimi, multeci akımları, buyuk dinlerin birbirine yaklaşımı ve dijital donuşum olacak.” Ondan dolayı erkek kardeşim bilgisayar muhendisliği, diğer kardeşim ekolojik şehir planlaması okudu. Ben de İslam bilimini sectim. İlk başta hicbir fikrim yoktu. Ama iyi ki onu secmişim.
Turkceyi ne kadar zamanda oğrendiniz? Kac dil biliyorsunuz?
“Oyle Bir Gecer Zaman Ki” dizisi icin cekimler başladığında Turkce bilmiyordum. Butun gun Turkce calıştım ve senaryolarla oğrendim. Almanca, Turkce, İngilizce ve Fransızca olmak uzere bu dort dili iyi biliyorum. İslam bilimlerin de Arapca ve Farsca derslerim de vardı. Onları gectim ama maalesef iki dili kullanmadığım icin unuttum.
Almanya'da Turklere bakışınız nasıldı, Turkiye'ye gelince nasıl oldu?
Ben kucukken Turkler ve Almanlar daha ayrı kalıyorlardı. Ama son 15 senede goruyorum ki Almanlar ve Turkler cok karıştı ve cok derin arkadaşlıklar kuruldu. Benim jenerasyon hepsi muthiş Almanca konuşuyorlar, mesleklerini cok iyi yapıyorlar. Bircok işyeri kurdular, karışık evlilikler oldu. Artık Almanlar ve Turklerin arasında bir fark gormuyorum. Turkiye'deki Turkler cok nazik ve saygılı insanlar. Almanlar eleştiriyi daha kolay sindiriyorlar. Bu nitelikler sanırım Turkiye ve Almanya'yı en cok şekillendiren ozellikler.
Turkiye ikinci vatanınız mı oldu?
Kesinlikle. Turk vatandaşlığı hakkını alarak ozgurleştim. Ozellikle yurtdışına giderken mesela Amerika'ya, hem Turkiye'yi hem Almanya'yı anlatıyorum. Turkiye'deki kultur belki bana daha yakın diyebilirim. Daha spontane, daha yaratıcı, daha esnek…
İstanbul'da yaşamasaydınız Turkiye'de nerede yaşamak isterdiniz?
Bodrum ya da Antalya da yaşamak isterdim. Uluslararası bir ortam benim icin cok ilham verici.
YENİ BİR SAYFA ACILMALI
Turk kadını hayatın her kesiminde gereken değeri goruyor mu?
Turkiye'de bircok son derece guclu iş kadını var. Turkiye'de kadınlar toplumda cok yuksek bir değer goruyor. Ne yazık ki sadece eşinden veya sevgilisinden ya da eski ilişkilerinden cok fazla kadın maalesef şiddete uğruyor. Sanırım kadınların ailesi onun kocasından ayrılması ya da toplum onun boşanan bir kadın olmasına iyi gozle bakmayacağını bildiği icin, bircok kadın bu şiddeti gizleyip mutlu aile imajını oynamaya devam ediyor. Aslında bu şiddeti gorduğu an kadın, dışarıya koşmalı ki etrafındakiler sesini duyabilsin. Kocasına tepkisini gostererek bu şiddete sessiz kalmamak adına mudahalede bulunabilir ve objektif olabilirler.
Turkiye'nin cozmesi gereken ilk uc sorunu ne?
Uluslararasındaki tecrubelerden dolayı biliyorum ki, toplumda olumlu bir bakış acısı cok onemli. Bu Turkiye icin de cok onemli: Guven! Her şey hayal ettiğimiz gibi olacak! O yuzden her şey iyi hayal edelim! Olumlu bir bakış acısı şart. Her şey onunla başlıyor. İnsanlar ozellikle gencler kendi gucunu farkında olmalı. Her şey mumkun. Yeni icatlar, guclu felsefeler, Turkiye'nin iyi yonlerini aniden dunyaya yayıyor. Problemleri değil, var olan guzel şeylere konsantre olmalı. Her gun yeni bir sayfa acılmalı ve Turkiye'nin destanına her gun en guzel anlar eklenebilir. Gucunun farkında olmalı. Biz ikna olursak o zaman herkes de ikna olur.
Milat Aristo Kerem ve Melodi Evita Veronika adında ikizleriniz oldu. İsimlerini nasıl sectiniz?
Bir donem ‘'Milat“ isimli bir dizi projesi icin bir goruşme yaptım ve o zaman hemen duşundum ki bir gun Milat isimli bir erkek cocuğum olsa ne guzel olurdu diye. Kız isimleri araştırırken de Melodi ismiyle kaynaştım. Veronika da rahmetli annemin ismi.
İkizler işinizi nasıl etkiledi?
İkizlerim oyunculuğumu daha cok geliştirdi. Cok rahat duygularıma erişebiliyorum. Komedi yeteneğim gelişti. Surekli cocuklarımla hayal dunyaları yaratıyorum, şarkı soyluyoruz, dans ediyoruz ve şakalaşıyoruz. Bircok mukemmel kadın oyuncuların da cok cocukları var. Ben 2 cocuk daha istiyorum.
Hayatınızda biri var mı?
Evet… Uzun bir sureden beri ciddi giden bir ilişkim var. Almanya'da aynı arkadaşlık grubumuzdan. O bana hayatını anlattığında dedim ki ‘wow bircok erkek senin gibi olmaya cabalıyorlar, senin imajını yaratmaya calışıyorlar ama sen busun' Biz basına cıkmamaya karar verdik. Onun da cok ciddi bir mesleği var. Ozel hayatımla değil işimle basında cıkmak benim icin cok onemli.
Almanya'da kalsaydınız Turkiye'deki kadar unlu olabilir miydiniz?
Sanırım evet. Turkiye'ye gelmeden once de cok iyi ve değerli yapımlarda rol almaya başlamıştım. Cok genc yaşta Almanya'dan ayrıldım ama orada da sinemada başrollerim var. Amerika'da 4 filmde oynadım. Ben ne olursa olsun bu yoldan gidecektim.
Son reklam filminizde aksiyon sahnelerindeki performansınızdan ovguyle bahsediliyor. Yeni projeler var mı?
Cok teşekkur ederim. Bu sene Covid 19'a rağmen cok yoğun calışarak gecti. Hijyen kurallarına uyarak cekimleri devam ettik. Reklam filminde bizim yapabildiğimiz dovuş performansımızdan sadece mini bir kısmı gorunuyor. Aksiyon sahnelerine bayılıyorum. Antalya'da “Dumbulduduklu son“ diye bir film cektik. En son bu hafta Seferihisar'da Hakan Kurşun'un yonetmenliğinde, Hakan Mericliler, Tuba Unsal ve Levent Sulun'le “Sakin ol“ diye Sebahattin Kat'ın bir filmini cektik.
sizlere www.magazin.biz.tr farkıyla sunulmuştur