Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

🚀 TÜRKİYE'NİN SOSYAL FORUMU

SosyalForum.net'e Katıl!

Gündem • Magazin • Teknoloji • Oyun • Sohbet • Yardımlaşma

💬 📰 🎮 🔥
Foruma Git →

"Trossard'sız Vlahovic yalnız kalıyor"

🚀 TÜRKİYE'NİN SOSYAL FORUMU

SosyalForum.net'e Katıl!

Gündem • Magazin • Teknoloji • Oyun • Sohbet • Yardımlaşma

💬 📰 🎮 🔥
Foruma Git →

Magazin Editor

Magazin Habercisi
Katılım
28 Mar 2019
Mesajlar
23,979
Web sitesi
www.magazin.biz.tr
Hakem konuşmayacağım, onun yerine gerekirse hakemi de yenmemiz için neler yapmamız gerektiğini anlatacağım. Perşembe yazımda hakemi de yenmemiz gereken maçların formülü: ‘Trossard’ demek istemiştim ama epey yanlış anlaşılmıştı.4-1 yendiğimiz Marsilya maçının ardından, Beşiktaş’ı çok beğendiğimi ama asıl işler iyiyken konuşmak gerektiğini söylemiş ve takımda nelerin eksik olduğunu anlatmıştım. O maç ağrıları sebebiyle Trossard oynamamıştı. ‘Avrupa’daki ilk ciddi rakip ya da Süper Lig’de Galatasaray vs. gibi rakiplerde, eğer Trossard oynamazsa yeniliriz’ demiştim. Tüm takımın kaderini tek oyuncuya, yani Trossard’a bağladığım için eleştirenler olmuştu. Eleştirenler iki kesime ayrılıyordu: Birinci kesim, her oyuncu bu kadar formda iken ‘Trossard’sız yeniliriz’ dememi futbol mantığı ve takım oyunu açısından saçma bulmuştu. İkinci kesim ise Galatasaray’ı güçlü bir rakip olarak görmediği için beni eleştirmişti.Öncelikle hepiniz bu absürt tespitim konusunda böyle yaklaşmakta haklısınız, lakin ne demek istediğimi şimdi biraz daha açacağım. Öncelikle bu sene Fenerbahçe hiç iyi değil, Galatasaray eh işte; ama malumunuz Galatasaray vs. gibi kulüplerle oynanan tansiyonu yüksek karşılaşmalarda hakem hataları sebebiyle hakemi de yenmemiz gerekeceği için takımın iyi değil, çok iyi olması lazım. Yani Galatasaray’ı güçlü bulduğum için bu ifadeyi kullanmamıştım. Beşiktaş’ın gerekirse hakemi de yenebilmesi için iyi olması değil, çok iyi olması lazım ve bu da ancak Trossard ile mümkün. Peki neden Amedspor’a yenildik? Amed de tıpkı Galatasaray gibi bahsettiğim güçlü rakiplerdendi, ama Perşembe günü iyi olan moralimizi bozmamak adına ‘Galatasaray vs. gibi ilk ciddi rakipte Trossard olmazsa yeniliriz’ demiştim. Keşke ben haksız çıksam, Beşiktaş yenseydi ama olmadı.Şimdi ne kadar anlatsam da Perşembe günü yazımı okumayanlar için o kısmı müsadenizle yeniden paylaşacağım: ‘Trossard herkesin hatasını anında kapıyordu, her boşta kalan topa koşuyordu; bugün rakip hızlı hücuma çıkıp gol attıysa, bu Vlahovic’in hatasını kapatacak bir Trossard’ın olmamasından kaynaklandı. Bu sezon Fenerbahçe iyi değil, henüz Galatasaray’la oynamadık. Bu maç, “Artık Beşiktaş olmuş” demek için yeterli ama işler iyiyken de konuşmak çok önemli olduğu için buradan şunu söylüyorum: Galatasaray veya Avrupa’da daha ciddi bir rakip karşısında Trossard oynamazsa kesin yeniliriz. Neden? Çünkü az önce de dediğim gibi hataları kapatıyor, her yeri süpürüyor, oyun kuruyordu. Bugün onun gibi oyun kuran olmadı. Vlahovic kendisi zaten yüzde yüzü ile oynayamadığını söyledi, bugün 4 gol vardı ama Vlahovic gol atamadıysa bunun %99 Trossard’ın yokluğu ile ilgili olduğunu düşünüyorum. Beşiktaş’a güveniyorum ama rakip zorlu ise ve Trossard varsa Beşiktaş’a gözüm kapalı güveniyorum.’Yani bu, bir oyuncu üzerinden oyunu okumak değil; gerekirse hakemi yenmemiz ve Trossard’sız Vlahovic’in yalnız kalması ile ilgili bir çıkarımdı. 4-1 yendiğimiz Marsilya maçında Vlahovic’in hiç gol atamamasını Trossard’ın yokluğuna bağlamak, Trossard’ın ceza sahasında top tutmamızda çok etkili olduğunun bir kanıtıydı diye düşünüyorum.Bugün her zamanki kadrodan farklı bir kadroyla çıktık. Ne zaman kadroda büyük bir değişiklik olsa yeniliyoruz. Alanyaspor’da rotasyon yapmıştık, iyi de olmuştu; yenilsek de dinlenmek takıma iyi gelmişti. Poku ilk kez ilk 11’de başladı. Hocayı o kadar seviyoruz ve güveniyoruz ki ‘Hocam keşke böyle güçlü bir rakip karşısında kadroyu bozmasan, Cerny ile başlamasaydın’ diyemiyoruz, demeyeceğim de. Ben ve camiamızın yarısı Cerny’yi eleştirirken şimdi ‘Cerny oynasa’ der olduk, çünkü hoca Cerny’ye dokundu. Hâlâ istediğim tarzda bir oyuncu değil, Poku gibi ikili mücadele kazanan biri değil ama Poku tam hazır olana kadar böyle önemli maçlarda Cerny ile başlanmalı. Cerny görevini yapan, skora katkı veren, sahayı enine boyuna kat eden, bazen çok top öldüren ama isabetli pas yapabilen bir oyuncu. Dakika 79 civarı yine orta alanda boşluk verdiğimizde Cerny müthiş kritik bir müdahale ile topun geçmesine izin vermedi.Bu maç Miretti bana göre asist yaptı, çünkü Miretti uzaktan derinlemesine Orkun’a öyle müthiş bir pas verdi ki Orkun topa vurdu, seken topu Vlahovic tamamladı ve gol attık. Ayrıca golün ofsayt kontrolünden sonra Vlahovic’in hırslı tavrı takımı nasıl sahiplendiğini gösteriyor.İtaliano hoca kadar devre arası hızlı çözüm üreten bir hoca daha yoktur. Geçen maç devre arasından sonra maçı 1-1’den 4-1’e getirdi, bu maç da 2-0’dan 2-1’e getirdi. Olaitan’ı çıkarıp Miretti’yi aldı ve ilk Miretti’nin muhteşem pasıyla gol geldi. Hocanın Olaitan’ı bu kadar erken çıkarıp böyle iyi sonuç vermesi tebriği hak ediyor. Salih, Nübel o basit hatayı yapıp pres yemese maç 3-3 de bitebilirdi.Daha sadece iyi oyununu ve kilit paslarını görüp asistlere ve gollere ulaşmadan İlhan Fakılı için ‘Milli takıma seçilecek’ yazmıştım. Şükürler olsun milli takıma seçildi, onu da buradan tebrik ediyorum. Milli maçlarda ülkemize başarılar diliyorum.Berna Özsoy Duhuliye.com