Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

Tıss Diye Açılacaktın Sayın Başkan!

Magazin Editor

Magazin Habercisi
Katılım
28 Mar 2019
Mesajlar
21,311
Web sitesi
www.magazin.biz.tr
Daha ligin takvim yapraklarında ikinci hafta duruyor.Ama futbolumuzun üzerine şimdiden öyle ağır bir karabulut çöktü ki insan ister istemez soruyor:TFF Başkanı nerede?Çünkü Türkiye'de futbolun en büyük makamı, futbolun en büyük krizlerinden birinde suskun kalınca, o sessizlik artık yalnızca sessizlik olmaktan çıkıyor. Boşluk yaratıyor. Boşluğu da kulüpler dolduruyor, yöneticiler dolduruyor, sosyal medya dolduruyor, taraftar dolduruyor.Ve sonunda futbolun kendisi kayboluyor.Bugün Beşiktaş MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu'nun görevden alınmasını isterken, Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan hakem yönetimine tepki gösterip TFF Başkanı'na çağrıda bulunuyor. Hakem tartışmaları daha ikinci haftada kulüplerin gündemini işgal etmiş durumda.Üstelik mesele yalnızca kulüplerin öfkesi de değil.TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu daha önce VAR'daki hatalar konusunda oldukça net konuşmuş, “Sahadaki hakemin insani hatasını affedebilirim ama VAR odasında hata yapanı affetmem” demişti. Bugün ise kamuoyunun beklediği şey, o sözlerin arkasından gelecek irade.İşte tam burada aklıma o reklam cümlesi geliyor:“Bizim Olanı Keşfet.”Ve hemen ardından o unutulmaz ses:“Tıss diye açacaksın!”Futbolumuz da sanki ikinci haftada açılan bir kutu gibi...Tıss!Ama kutudan ferahlık yerine tartışma çıkıyor.Tıss!VAR görüntüsü çıkıyor.Tıss!Kulüp bildirisi çıkıyor.Tıss!Başkan açıklaması çıkıyor.Tıss!Ve sonunda futbolun kendisi, bütün bu köpüğün altında görünmez hale geliyor.Başkanın susması da bir açıklamadırTFF Başkanı'nın her pozisyon için televizyona çıkıp hakem yorumlamasını beklemiyoruz.Federasyon başkanının görevi hakemlik yapmak değildir.Fakat federasyon başkanının görevi, hakemlik kurumuna güveni ayakta tutmaktır.Bu ikisi birbirinden çok farklı şeyler.Bir hakemin yanlış kararını değiştiremezsiniz. Fakat yanlış kararın nasıl değerlendirildiğini, VAR mekanizmasının nasıl işletildiğini, hakem performanslarının nasıl denetlendiğini ve kamuoyunun neden ikna edilmediğini açıklayabilirsiniz.Asıl mesele burada.Çünkü futbolseverin bugün sorduğu soru yalnızca:“Bu penaltı doğru muydu?”değil.Asıl soru:“Bu sistem adil mi?”İkinci haftada geldiğimiz yer tam da burasıdır.Karabulutun adı hakem değil, güvensizlikTürk futbolunun en büyük hastalığı yıllardır hakem hatalarıymış gibi anlatılıyor.Oysa hakem hatası futbolun her yerinde var.İngiltere'de de var.İspanya'da da var.İtalya'da da var.Almanya'da da var.Fark şu:Orada hata ile sistem arasındaki ilişki daha fazla sorgulanıyor.Bizde ise her hatadan sonra aynı film yeniden oynuyor.Bir kulüp tepki gösteriyor.Diğer kulüp cevap veriyor.Federasyon susuyor.MHK açıklama yapıyor.VAR konuşuluyor.Hakem tartışılıyor.Sosyal medya ikiye bölünüyor.Taraftar birbirine giriyor.Sonra hafta bitiyor.Ertesi hafta aynı hikâye yeniden başlıyor.Bu artık hakem problemi değildir.Bu, güven problemidir.Futbolu kulüp başkanlarının elinden kurtarmakBugün kulüplerin isyan etmesi şaşırtıcı değil.Çünkü futbol kulüpleri milyonlarca euro harcıyor.Oyuncu transfer ediyor.Teknik direktör değiştiriyor.Stadyum dolduruyor.Taraftarına hesap veriyor.Ve bütün bu emeğin sonucunu bir hakem kararı belirleyebiliyor.Dolayısıyla kulüp başkanının itiraz etmesi doğaldır.Ancak tehlikeli olan başka bir şeydir:Hakem kararlarının futbolun ana gündemi haline gelmesi.Çünkü o zaman kulüp başkanları futbolun yöneticisi, federasyon hakemlerin savunucusu, taraftar da adalet müfettişi haline geliyor.Teknik direktörler taktik konuşmayı bırakıyor.Futbolcular oyunu değil hakemi konuşuyor.Gazeteciler maç analizinden çok VAR görüntüsü kovalıyor.Taraftar ise takımının nasıl oynadığını değil, rakibine neden penaltı verildiğini tartışıyor.İşte futbol burada kaybediliyor.Peki nasıl kurtulacağız?Öncelikle TFF'nin sessizliği bozması gerekiyor.Ama öfkeyle değil.Bağırarak değil.Kulüplere cevap yetiştirerek hiç değil.Şeffaflıkla.Her tartışmalı haftanın ardından hakem performanslarıyla ilgili objektif değerlendirme mekanizması kamuoyuna anlatılmalı.VAR protokollerinin nasıl işletildiği daha anlaşılır hale getirilmeli.Hakem atamalarının ve performans değerlendirmelerinin güvenilirliği konusunda kulüplerin soru işaretleri giderilmeli.Hata yapan hakeme ne yapıldığı, iyi performans gösteren hakemin nasıl ödüllendirildiği sistematik biçimde açıklanmalı.Ve en önemlisi:Aynı standart bütün kulüplere uygulanmalı.Büyük kulüp için başka, Anadolu kulübü için başka futbol hukuku olmaz.Şampiyonluk adayı için başka, küme düşme mücadelesi veren takım için başka adalet olmaz.Futbolun gerçek adaleti, herkesin aynı kurala tabi olmasıdır.Başkan konuşmalı...İbrahim Hacıosmanoğlu'nun bugün yapması gereken şey bir kulübe cevap vermek değildir.Bir hakemi savunmak da değildir.MHK Başkanı'nı görevden alıp almamak konusunda ilk refleksle karar vermek de değildir.Önce çıkıp futbol kamuoyuna şunu söylemelidir:“Sorunu görüyorum. Sistemi denetliyorum. Hataları inceletiyorum. Kimseye ayrıcalık tanımayacağım. Gerekeni yapacağım ve sonuçlarını kamuoyuyla paylaşacağım.”İşte federasyon başkanlığı budur.Çünkü federasyon başkanı sustuğunda insanlar boşlukta kendi hikâyesini yazar.Bir kulüp “bize karşılar” der.Diğeri “bizi kolluyorlar” der.Bir başkası “şampiyon belli” der.Taraftar buna inanır.Ve sonunda futbol, sahada oynanan bir oyun olmaktan çıkar; tribünde, sosyal medyada ve televizyon ekranlarında yürütülen bir adalet savaşına dönüşür.Daha yolun başındayızHenüz sezonun ikinci haftasındayız.Bu çok önemli.Çünkü karabulut henüz yağmura dönüşmeden dağıtılabilir.Fakat bunun için futbolun bütün aktörlerinin bir adım geri çekilmesi gerekiyor.Kulüpler biraz daha sakin.Hakemler daha dikkatli.MHK daha şeffaf.TFF daha görünür.VAR daha anlaşılır.Ve federasyon başkanı daha kararlı olmalı.Çünkü Süper Lig'in 34 haftalık bir maraton olduğunu unutmamak gerekir.İkinci haftada kaybedilen güveni 34. haftada geri getirmek mümkün değildir.Futbolun üzerine çöken bu karabulut, kendi kendine dağılmaz.Birilerinin pencereyi açması gerekir.Ve o pencerenin anahtarı Riva'dadır.Sayın Başkan...Futbol kamuoyu sizden her pozisyon için açıklama beklemiyor.Sizden hakem düdüğü beklemiyor.Sizden kulüplerle kavga etmenizi de istemiyor.Sadece orada olduğunuzu hissetmek istiyor.Çünkü bugün herkes aynı soruyu soruyor:“TFF Başkanı nerede?”Cevap verilmezse bu soru büyür.Büyüdükçe futbol küçülür.Oysa daha ikinci haftadayız.Kutuyu açtık.Tıss diye açıldı.Şimdi içinden gaz değil, güven çıkarmanın zamanı.Yoksa bu sezonun daha ilk sayfalarında futbolun üzerine çöken karabulut, ligin tamamını kaplayabilir.Mehmet Eyüp YardımcıDuhuliye.comwww.duhuliye.comSosyal medyada bizi takip etmeyi unutmayın!twitter - instagram - youtube - tiktok - facebookDuhuliye | Beşiktaş'ın Kalbi | © 2026