Magazin Editor
Magazin Habercisi
Gecenin skor yükünü Scottie Wilbekin çekti. 24 sayı ve altı üçlükle hücuma liderlik ederken, Devon Dotson da 14 sayı, beş ribaund ve altı asistle önemli katkı verdi. Gabriel ve Nowell’ın da devreye girmesiyle Beşiktaş, hücumda tek bir oyuncunun eline bakmadı.Maçı kazandıran bölüm ise dördüncü çeyrekti. İkinci periyotta 31 sayı yiyen takım, son çeyrekte Baskonya’ya yalnızca 13 sayı verdi. Beşiktaş’ın savunmada ihtiyaç duyduğu direnç tam da buydu. Hücum sayesinde maçın içinde kaldık, son çeyrekteki savunmayla galibiyeti aldık.Tabii kazandık diye sorunları görmezden gelemeyiz. Savunma hâlâ istediğimiz seviyede değil. Özellikle bire birde çok kolay geçiliyoruz. Rakip ilk savunmacıyı geçtiğinde arkadaki oyuncular yardıma gelmek zorunda kalıyor ve bütün düzen bozuluyor. Baskonya’nın 42 serbest atış kullanması da faul kontrolü açısından ciddi bir soru işareti.Bu yüzden kadroya yapılacak takviyeler önemli. Pota altında caydırıcı olacak, çemberi koruyacak ve ribaundlara ağırlığını koyacak bir 5 numaraya ihtiyaç var. Forvet tarafında da hem hücumda katkı verebilen hem rakibinin karşısında kalabilen bir oyuncu, takımın elini güçlendirecektir.Sezon başından beri fazla sayı yiyoruz. Hücumda maç kazanacak kalitemiz var; bunu görüyoruz. Savunmayı daha uzun süre ayakta tutabildiğimizde bu takımın performansı da yukarı çıkacak. Baskonya maçının son çeyreği, bunun neden mümkün olduğunu gösterdi.En sevindirici taraf ise takım olma yolunda ilerlememiz. Zor bir deplasmanda geri adım atmadan, birbirinin eksiğini kapatarak kazanmak bu sürecin önemli bir parçası. Beşiktaş henüz tamamlanmış bir takım değil ama bu galibiyet, birlikte neler yapabileceğine dair umut veriyor.Batu Erda/duhuliye.com