Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

Rönesans Portresinin Ötesinde Aşk ve Empati Dolu ‘Primavera’: Birbirlerini Tanıyan Jin ve Gucci’nin Buluşması

prenses

Member
Katılım
10 Ağu 2019
Mesajlar
380
Ne bağlantı ne de aşk, diğer kişinin varlığı fark edilene kadar başlamaz. Yüzlerini ve isimlerini tanıdıktan sonra merak artarsa, işte o zaman ilişki başlar. Jin ve Gucci arasındaki ortaklık da bu merakı takip ederek genişliyor. Gucci, aşk ve bağlantıdan bahseden Primavera kampanyasını tanıttı.

Geçtiğimiz Şubat ayında Milano Moda Haftası ile yeni bir başlangıcı işaret eden Demna‘nın Gucci‘si, evin klasiklerini ve çağdaşını eğlenceli bir şekilde bir araya getiriyor. Bu kampanya için konularının varlığını yakalamasıyla tanınan fotoğrafçı Michal Chelbin, Jin‘i bir Rönesans portresinin kompozisyonuna yerleştirdi. Konuyu önden gösteren ve hareketi en aza indiren klasik resmin çerçevesini ödünç alırken, çerçeve içindeki Jin, bugünün yüzünü ortaya koyuyor. Jin ile ister kameranın önünde ister röportaj masasında olsun, her zaman önündeki şeye odaklandığı için, ‘birbirlerini tanıma anı‘ hakkında konuştuk.

style_6a8ced2e70e6d-1120x1400.jpg




Adınız ve yüzünüz tamamen kapalıyken bile insanların sizi tanıdığı zamanlar oluyor mu?


Şey, kendimi her zaman gördüğüm için pek emin değilim ama ARMY’ler beni şaşırtıcı derecede iyi tanıyor. Şapka ve maske taktığımda, kapüşonumu tişörtümün üzerine iyice çektiğimde bile, arkama bakıp “Ah, Jin!” diyorlar. Sanki her şeyi hatırlıyorlar, hatta vücut şeklimi ve yürüyüşümü bile.

Jin’in, Gucci’yi isim veya logo olmadan düşündüğü bir an oluyor mu?


Bugünlerde, güzel bir şey gördüğümde aklıma ilk gelen şey doğal olarak “Bu Gucci” oluyor. Gucci’den her zaman yeni ilham aldığım için gözüme çarpan bir şeyle karşılaştığımda, onu refleks olarak markayla ilişkilendiriyorum.

Bu kampanya, aşık olma anıyla ilgili. Bir şeyi ilk bakışta beğeneceğinizi içgüdüsel olarak hissedenlerden misiniz?


Ben, şeyleri ilk bakışta fark edenlerdenim. Çeşitli şeylere göz atmak yerine, kararımı verdikten sonra sadece ona odaklanmaya ve duygularımı beslemeye çalışıyorum.

Solo albümünüzde mutluluğa doğru bir yolculuktan bahsettiniz. Gucci ile olan ortaklığınız da bu yolculuğun bir parçası olmalı; bu duyguyu yansıtan bir şarkı sözünüz var mı?


“Yanımda usulca fısıldayan bir ses.” Bu, ikinci solo albümüm Echo’daki “Bulutlarla Yolculuk” şarkısından bir dize. Gucci, her zaman yanımda duran, beni rahatlatan ve nazikçe saran bir ortak. Bu, yolculuğumun bir parçası.

Jin ve BTS, ayrıca Demna ve Gucci de yeni bir döneme girdiler. Önemli olaylardan önce durumunuzu nasıl yönetiyorsunuz?


En temel ama en önemli şey “uyku”. Mesleğimin doğası gereği programım düzensiz, ancak hedeflediğim uyku süresine uymaya elimden geldiğince çalışıyorum. Herhangi bir görevi tereddüt etmeden yerine getirebilmek için fiziksel olarak güçlü ve iyi durumda olmanız gerekiyor.

Evde sakin bir şekilde dinlenmenin tadını çıkarmaya devam ediyor musunuz? Tam tersine, dışarıda olduğunuzda enerjinizi yeniden şarj ettiğiniz anlar oluyor mu?


Evdeki sıradan günlük hayatım hala en büyük enerji kaynağım. Dinlenmek için uzandığım veya düzgün bir yemek hazırladığım zamanlar. Dışarıda enerji kazandığım nadir anlar ise işe gittiğim zamanlar, yani ARMY’lerle buluşmaya gittiğim zamanlar. Bunlar benim için en değerli anlar.

Bir keresinde, “Başkalarının benim sayemde mutlu olabileceğini fark ettiğim andan itibaren büyümeye başladım” demiştiniz. Bu farkındalıktan bu yana meydana gelen en büyük değişiklik nedir?


İnsanları güldürmek amacıyla söylediğim sözlerin aslında birini incitebileceğini öğrendim. O zamandan beri konuşurken çok daha dikkatli oldum ve daha az konuşuyorum. Bu, saklanmaya veya tamamen sessiz kalmaya çalıştığım anlamına gelmiyor. Herkesin rahatça gülebileceği bir hikaye ise, her zaman neşeli bir tavırla ortamı hafifletmeye çalışan ilk kişi olmaya çalışıyorum.
 
Moderatör tarafında düzenlendi: