Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

Rafa’dan Trossard’a: Hâlâ Aynı Yerde miyiz?

Magazin Editor

Magazin Habercisi
Katılım
28 Mar 2019
Mesajlar
21,442
Web sitesi
www.magazin.biz.tr
2024 yılında Zeki Uzundurukan, Rafa Silva için çok tartışılan bir cümle kurmuştu:“Rafa Silva’yı faul yaparak durduracaksınız.”O gün bu söz büyük tepki çekti. Çünkü mesele sadece bir futbol yorumundan ibaret değildi. Türkiye’ye gelen, yeteneğiyle fark yaratması beklenen bir oyuncuyu konuşurken “faulle durdurmak” ifadesinin bu kadar rahat kullanılabilmesi başlı başına sorgulanması gereken bir futbol anlayışıydı.Nitekim çok geçmeden Antalyaspor maçında Güray Vural’ın Rafa Silva’ya yaptığı son derece sert müdahaleyi izledik. Kırmızı kart çıktı. Uzundurukan da daha sonra sözlerinin yanlış anlaşıldığını belirterek Beşiktaş camiasından özür diledi.Aradan iki yıl geçti.Rafa Silva artık yok.Ama belli ki mesele Rafa Silva değilmiş.Çünkü şimdi Trossard var.Alanyaspor-Beşiktaş maçının henüz 8. dakikasında Fidan Aliti’nin eli Trossard’ın yüzüne geliyor. Trossard yerde. Beşiktaşlı futbolcular kırmızı kart bekliyor. Hakem bekliyor, VAR ile iletişim kuruluyor…Sonuç? Yok bir sey devam..!!Trossard maçın ardından açık açık, “Bana net bir tokat atıldı” diyor.Şimdi insan ister istemez iki yıl öncesine dönüyor ve soruyor:Zeki Uzundurukan’ın o gün tarif ettiği “faulle durdurma” anlayışı, bugün başka bir biçimde devam mı ediyor?Burada mesele Zeki Uzundurukan’ı yıllar önce söylediği bir cümle üzerinden yeniden hedef göstermek değil. Kendisi zaten o sözleri nedeniyle özür diledi.Asıl mesele çok daha büyük.Mesele, bizim futbolumuzda yetenekli oyuncuya karşı yapılan sertliği ne kadar normalleştirdiğimiz.“Türkiye ligi böyle.”“Biraz sertliğe alışacak.”“Avrupa’da da bunlar oluyor.”“Futbol erkek oyunu.”Yıllardır benzer cümleleri dinliyoruz.Futbol sert olabilir. Mücadele olabilir. Omuz omuza çarpışabilirsiniz. Rakibinizin oyun kurmasını engellemek için taktik faul de yapabilirsiniz.Ama bir futbolcunun yüzüne elinizle vurmanın futbol mücadelesiyle ilgisi yoktur.Daha vahimi ise bunu görebilecek teknolojinin bulunmasına rağmen oyunun devam etmesidir.Eskiden “Hakem görmedi” diyebilirdiniz.Bugün VAR var.Kameralar var.Tekrarlar var.Farklı açılar var.Peki bütün bunlara rağmen bir oyuncunun yüzüne yapılan müdahale cezasız kalıyorsa, yıldız futbolcu kendisini nasıl güvende hissedecek?Bugün Trossard.Dün Rafa Silva.Yarın başka bir takımın yıldızı.Bu mesele Beşiktaş meselesi de değildir.Galatasaray’ın, Fenerbahçe’nin, Trabzonspor’un ya da Anadolu kulüplerinden herhangi birinin oyuncusuna aynı hareket yapıldığında da aynı soruyu sormak zorundayız.Çünkü Türkiye’ye kaliteli futbolcular gelsin istiyorsak önce onları futbolun kurallarıyla koruyabilmemiz gerekiyor.İki yıl önce Rafa Silva için “faul yaparak durduracaksınız” denildiğinde tepki gösterilmesinin sebebi tam olarak buydu.Çünkü bu ülkede bazen “durdurmak” ile “oynatmamak” arasındaki çizgi fazlasıyla kolay siliniyor.Şimdi Alanya’da Trossard’ın yüzüne gelen o elden sonra aynı soru yeniden önümüzde duruyor:Biz yıldız oyuncuları futbol oynayarak mı durduracağız, yoksa sertliğin ve cezasızlığın arkasına mı saklanacağız?Zeki Uzundurukan iki yıl önce söylediği söz için özür diledi.Peki futbolumuz bu anlayıştan vazgeçti mi?Trossard’ın yüzüne gelen müdahalenin ardından hakemin ve VAR’ın verdiği “devam” kararı, ne yazık ki bu soruya çok da iç açıcı bir cevap vermiyor.Belki de asıl tartışmamız gereken tam olarak budur:İsimler değişiyor, formalar değişiyor, yıldızlar değişiyor…Peki zihniyet değişiyor mu?Batu Erda/duhuliye.com