Magazin Editor
Magazin Habercisi
Mustafa Demirtaş:Gelecek sezon nisan ayında Beşiktaş hâlâ yarışın içinde değilse, hele ki Allah korusun Orkun Kökçü’de bir problem yaşanmadıysa, bunun kabul edilebilir hiçbir açıklaması olamaz. Orkun Kökçü gibi bir oyuncuya sahip bir Beşiktaş’ın şampiyonluk yarışında olması şart. Bunun bahanesi olmamalı.Daha önce de Trabzonspor örneğini vermiştim. Bunun için olağanüstü paralar harcamanıza da gerek yok. Beşiktaş zaten ciddi şekilde para harcamaya başladı, devre arasında da buna devam etti. Ancak Trabzonspor şu anda çok daha planlı ve projeli bir takım görüntüsü çiziyor. Galatasaray biraz daha avantajlı olabilir ama Fenerbahçe’nin bir şansı varsa, Trabzonspor’un da kâğıt üzerinde o kadar şansı var.Bu yüzden, hele ki Orkun Kökçü gibi Beşiktaşlı kimliğiyle de özel bir fırsata dönüşen böylesine kaliteli bir oyuncuya sahipseniz, artık beklenti çok daha yüksek olmalı. Normal şartlarda Orkun Kökçü seviyesindeki bir oyuncunun Süper Lig’de oynaması zaten başlı başına önemli bir avantaj. Nasıl uzun zamandır Victor Osimhen için “Bu seviyede bir 9 numarayı burada izlemek kolay değil” diyorsak, bence benzer durum Orkun Kökçü için de geçerli.Çünkü Orkun Kökçü, normal şartlarda Avrupa’nın 5 büyük liginde, oldukça yüksek bütçeli ve Şampiyonlar Ligi’nde iddialı takımlarda rahatlıkla forma giyebilecek kaliteye sahip bir oyuncu. Nitekim kariyer rotası da zaten o yönde ilerliyordu. Benfica’da bu yaşta 4 binin üzerinde dakika oynamış, ofansif 8 numara rolünde ciddi tecrübe edinmiş bir isimden söz ediyoruz. Bir sonraki adımının daha da üst düzey kulüpler olması beklenirken gelip Beşiktaş’a imza attı. Şimdi Beşiktaş’ın yapması gereken tek şey, böyle bir oyuncunun etrafını doğru şekilde donatmak.Çünkü ortada net bir gerçek var: Asıl zor olan, hatta imkânsız gibi görünen şey Orkun Kökçü transferiydi. Bu gerçekleşti. Bundan sonrası, yani etrafını doğru isimlerle tamamlamak, daha yapılabilir bir iş. Hele ki zaman varken, bütçeler de çok kötü değilken, Beşiktaş bunu başarmalı.Artık gelecek sezonda nisan ayına gelindiğinde spor programlarında Galatasaray’ın, Fenerbahçe’nin ya da Trabzonspor’un kalan maçları konuşulurken Beşiktaş’ın da o denklemin içinde olması gerekiyor. Son 5 yıldır bu dönemde Beşiktaş’ın kalan maçlarının kimse tarafından önemsenmemesi kabul edilebilir bir durum değil.Uzun yıllardır futbolu takip eden biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki Beşiktaş çok kötü sezonlar geçirdi, ancak üst üste bu kadar erken şampiyonluk yarışının dışında kaldığı 5-6 yıllık bir blok dönem pek görülmedi. Arada bir mutlaka yarışın içine girer, hatta şampiyon olurdu. Genel olarak bile kabul edilmesi zor olan bu tablo, Orkun Kökçü gibi bir oyuncuya sahipken çok daha kabul edilemez hale geliyor. Ben açıkçası her Beşiktaş maçını izlerken bunu hissediyorum.Üstelik Orkun Kökçü yalnızca skor katkısı veren bir oyuncu da değil. 8 numara pozisyonunda oynayan bir futbolcu olarak doğrudan 14 gole katkı yapmış durumda. Dahası, daha iyi değerlendirilebilseydi bu katkı 14-15 gol daha yukarı çıkabilirdi. Kaçan fırsatlar, yarım kalan organizasyonlar da var. Ama mesele sadece tabela değil. Orkun Kökçü, Rafa Silva tarzı yalnızca skor üreten bir oyuncu değil. Oyunun içine çok daha fazla dokunuyor. Pres yapıyor, savunmaya yardım ediyor, doğru pozisyon alıyor, derine gelip oyun kuruyor, uzun pas atıyor, asist öncesi paslarla hücumu şekillendiriyor. Bütün bunları yaparken bir de doğrudan 14 gole katkı veriyorsa, o zaman Beşiktaş’ın da bu oyuncunun etrafına şampiyonluğa oynayacak bir takım kurması gerekir.Burada özellikle “şampiyon olur” demiyorum. O kısmı sezon içinde, fikstüre ve gidişata göre konuşuruz. Ama yarışın içinde olmak zorunda. Orkun Kökçü gibi bir oyuncuya sahip bir takım gelecek sezon da yarış dışında kalıyorsa, o zaman ya çok kötü bir transfer dönemi geçirilmiştir ya da teknik ekip çok kötü bir sezon yaşamıştır.Öte yandan kadro yapılanmasında öncelikler de net. Sol bek şu an bana göre en acil bölge değil. Rıdvan Yılmaz’ın performansının yükseldiğini düşünüyorum. Beşiktaş bir gün sol bek pozisyonunu en öncelikli sorun olmaktan çıkardıysa, bu zaten başka alanlarda önemli mesafe kat ettiği anlamına gelir. Çünkü asıl ihtiyaçlar daha başka yerlerde.Bana göre öncelikli eksikler iki kanat ve Orkun Kökçü’nün yanına gelecek kaliteli bir 8 numara. Eğer bu yapı kurulursa, o zaman mevcut bazı oyuncular daha sağlıklı roller içinde değerlendirilebilir. Örneğin Al-Musrati kötü bir oyuncu olduğu için değil ama ideal senaryoda daha çok alternatif, zaman zaman ilk 11, zaman zaman oyuna sonradan giren bir profil olarak değerlendirilmeli. Avrupa’da da oynanacaksa böyle bir rotasyonun önemi artar.Jota Silva tarafında da ilginç bir durum var. Sol açık olarak düşünülse de aslında oyuncunun doğal karakteri daha çok sağ kanada yatkın. Kariyerine baktığınızda da bunu görüyorsunuz. Dar alanda adam eksiltip içeri kat eden bir profil değil; daha çok hızıyla fark yaratan, koşu tehdidi oluşturan, düz ayakla oynadığında daha verimli olan bir oyuncu. Bu yüzden sağ tarafta daha etkili görünmesi şaşırtıcı değil. Beşiktaş’ın onu bu rolde çok fazla denememesi dikkat çekici.Hyeon-gyu Oh içinse şunu söylemek lazım: İlk bakışta çalışkan, sırtı dönük oynayan klasik bir santrfor izlenimi verse de ceza sahası içi sezgileri düşündüğümüzden daha iyi olabilir. Dönen topları takip etmesi, ofsayt çizgisine dikkat etmesi ve kale alanındaki uyanıklığı önemli artılar. Onu yalnızca mücadele gücüyle tanımlamak eksik kalabilir.Cengiz Ünder konusunda ise şu anki görüntü bonservisinin alınacağı yönünde değil. Buna karşılık Jota Silva, özellikle bonservis rakamı makul seviyelere inerse, sağ kanat için değerlendirilebilecek bir seçenek olabilir. Çünkü oyunu zorluyor, savunmayı rahatsız ediyor, tempo katıyor. Süper Lig’de seni yarışın içinde tutabilecek tipte oyuncular bunlar.Sonuç olarak Beşiktaş’ın öncelikli transfer ihtiyaçları çok net görünüyor: kaleci, 8 numara ve sol kanat. Özellikle oyun kurucu özellikli bir sol kanat profili, tıpkı geçmişte Babel’in verdiği katkıya benzer bir etki yaratabilir. Sağ kanat da bu yapıyı dengeleyecek şekilde koşucu ve skor tehdidi yüksek bir isimle desteklenirse takım seviyesi belirgin biçimde yükselir. Bunun yanında orta sahada baskı altında ezilmeyen, pas kalitesi yüksek bir 6 numara da oyunun genel seviyesini yukarı çeker. Sol bek ve sol stoper gibi bölgeler ise bu temel ihtiyaçlardan sonra gelir.Duhuliye.com