Merhaba sevgili magazinseverler ve İstanbul aşıkları!
Bu aralar gökyüzü bize bir hayli cömert davrandı desek yalan olmaz. Hani şu meşhur "dört mevsimi bir günde yaşadık" klişesi var ya, işte tam da öyle bir dönemin içinden geçiyoruz. Ama ne yazık ki, bu cömertlik bazen acı sonuçlar doğurabiliyor ve bizi derinden sarsan manzaralara sahne olabiliyor. Gündemimize bomba gibi düşen haber ise hepimizin içini cız ettirdi: İstanbul'un kadim ruhu, Boğaz'ın incisi Üsküdar'da, o eşsiz kokusuyla bizi zaman tünelinde yolculuğa çıkaran Tarihi Sahaflar Çarşısı sular altında kaldı! Sosyal medyada paylaşılan görüntüler tam anlamıyla şok etkisi yarattı; adeta bir felaket filmi sahnesi gibiydi... Bu kadarı da olmaz dedirtti!
Sahaflar Çarşısı deyince aklımıza hemen o tarihi doku, ciltli kitapların fısıltısı, tozlu rafların ardındaki keşfedilmeyi bekleyen hazineler gelir, değil mi? Orası sadece bir çarşı değil, her köşesiyle ayrı bir hikaye anlatan, her rafında farklı bir ruhu barındıran adeta yaşayan bir müzedir. İşte o eşsiz ambiyans, dün akşamki sağanak yağışla birlikte maalesef yerle bir olmuş. Diz boyu suların içinde çaresizce duran esnafın hali, kurtarılmaya çalışılan kitapların yüzen görüntüleri... İnanın, bu sadece bir çarşıya gelen su baskını değil; nesillerden nesillere aktarılan bir kültür mirasının, her bir sayfasında ayrı bir hikaye saklı olan o kıymetli eserlerin tehlikede olması demek. Kaç nadir eserin, kaç el yazmasının bu durumdan etkilendiğini düşündükçe içimiz burkuluyor. Sahafların o kendine özgü, dingin dünyası, şimdi bir anda kabusa dönmüş durumda.
Bu yürek burkan görüntüler sadece esnaf için değil, tüm sahaflar dostları ve kitapseverler için büyük bir üzüntü kaynağı. Gözümüzün önünde bir dönemin, bir yaşanmışlığın, bir kültürün yavaş yavaş kaybolma riskiyle karşı karşıya kalması ne kadar acı. İstanbul'un bu güzide köşesi, şehrin göbeğinde böyle bir durumla nasıl başa çıkacak? Yaralar nasıl sarılacak? Kurtarılan kitaplar eski hallerine dönebilecek mi, yoksa maalesef kayıplarımız geri gelmez mi olacak? Hepimiz merak içinde bekliyoruz.
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Sahaflar Çarşısı'nın bu hali sizi de derinden üzdü mü? Yorumlarda buluşalım!