Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

🚀 TÜRKİYE'NİN SOSYAL FORUMU

SosyalForum.net'e Katıl!

Gündem • Magazin • Teknoloji • Oyun • Sohbet • Yardımlaşma

💬 📰 🎮 🔥
Foruma Git →

İsimler değil sistem öncelik!

🚀 TÜRKİYE'NİN SOSYAL FORUMU

SosyalForum.net'e Katıl!

Gündem • Magazin • Teknoloji • Oyun • Sohbet • Yardımlaşma

💬 📰 🎮 🔥
Foruma Git →

Magazin Editor

Magazin Habercisi
Katılım
28 Mar 2019
Mesajlar
24,968
Web sitesi
www.magazin.biz.tr
Türk futbolu, saha içi tartışmaların ötesinde, adliye koridorlarına taşınan kritik bir krizle karşı karşıya. Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu, bazı kurul üyeleri ve dernek yöneticileri hakkında yürütülen soruşturma kapsamında atılan adımlar; hakemlik camiasında uzun süredir konuşulan yönetsel krizin artık yargı boyutuna taşındığını açıkça gösteriyor. Eski bir hakem olarak rahatlıkla ifade edebilirim ki; Ferhat Gündoğdu dönemi, Türk hakemliği tarihinin yönetimsel açıdan en zayıf ve en karmaşık süreçlerinden biri olarak kayıtlara geçmiştir.İlk dönemden başlayalımFerhat Gündoğdu’nun ilk görev dönemini hatırlayalım... Belirli hakemlerin hiçbir somut gerekçe sunulmadan görevden uzaklaştırılması, camia içinde ciddi bir huzursuzluk yaratmıştı. Ardından Tahkim Kurulu’nun kararıyla hakemlerin görevlerine dönmesi üzerine Gündoğdu ilerleyen süreçte istifa etmek zorunda kalmıştı. İkinci kez göreve gelişiyle birlikte benzer kararların yeniden uygulanması ve sergilenen ısrarcı tutum, organizasyon içindeki dengeleri ve diyalog ortamını tamamen tahrip etti. Merkeziyetçi ve eleştiriye kapalı yönetim anlayışı, hakemlik camiasının temelini oluşturan güven duygusunu derinden zedeledi. Soruşturmaya konu olan atama süreçleri ve yönetimsel iddialar, sahada görev yapan hakemlerin çalışma ortamını her geçen gün daha da zorlaştırdı.Uzun yıllarda toparlanırİşin bir diğer kritik boyutu ise Türk futbolunun uluslararası arenadaki imajıdır. Yaşanan bu gelişmeler, hem Türk futbolunun hem de Türk hakemliğinin dünyadaki itibarını ne yazık ki yerle bir etmiştir. Ligimizin zaten hassas dengeler üzerinde yürüyen marka değeri ağır bir darbe almış; bu güvenin yeniden kazanılması uzun yıllara yayılacak bir sürece dönüşmüştür.Yıpranma büyükSürecin hukuki boyutunun nasıl sonuçlanacağını zaman gösterecek; ancak Türk hakemliğinin bu krizden çok ağır bir yıpranmayla çıkacağı ortada. Saha içinde adaleti temsil etmesi gereken bir kurumun, kendi yönetim süreçleriyle bu şekilde gündeme gelmesi sistemin köklü bir yenilenmeye ihtiyaç duyduğunu kanıtlıyor. Bundan sonraki süreçte çözüm, yalnızca yönetim kadrolarının değişmesiyle sağlanamaz. Öncelikli adım; kişilere bağlı olmayan; şeffaf, denetlenebilir ve liyakat odaklı bağımsız bir yapının kalıcı olarak inşa edilmesi olmalıdır. Aksi halde, isimler değişse de Türk futbolunun kanayan bu yarası sarılamayacaktır.Deniz Çoban Fanatik