Magazin Editor
Magazin Habercisi
Darren Criss: Sadece güzelliği görüyoruz ızdıraplar pas geçiliyor
“Hollywood”un sizin için anlamı neydi?
Hollywood cok büyük bir kavram. Eğlence sektorunun kendisi. O kadar cok anlam yuklu ki Hollywood’a... Buyuk hayaller, bir klasik, bir ruya hatta ruya fabrikası. Bu sektorde calışan herkesin ziyaret etmeyi umduğu heyecan verici bir dağ...Dizi, Hollywood’un cıkarcı, önyargılı, ayrımcı ve kotu yönlerini gösteriyor. Diziye gelebilecek tepkileri hiç duşundunuz mu?
Nasıl tepki verileceğini hic duşunmedik... Sadece Hollywood’un bilmediğimiz obur tarafını gostermek istedik. 1940’ların Hollywood’u goz alıcı bir donem olarak anılıyor. Ama gercek şu ki sadece guzelliği goruyoruz. Bircok alanda cekilen sıkıntılar, ızdıraplar pas geciliyor.O doneme ait filmleri hala‚ izliyoruz. Ama o doneme ait önyargıyı, korkuyu ve baskıyı saklamak istiyoruz. 1940’larda Hollywood sisteminin parcası olanlara belki hayalleri ile ihtişam bahşetti ama karşılığında kendilerinden odun verilmesi istendi. Dizide insanların nelerin ustesinden gelmek zorunda olduklarını gosteriyoruz. Her zaman kelebekler ile suslu bir hayatın parcası olmadıklarını anlatmak ve oldukları yere gelebilmek icin uğraştıkları bircok şeytani şey olduğunu hatırlatmak istedik.Bu diziyi izleyenlerden tek isteğim dizideki şehvete ve müstehcenliğe daha az odaklanıp etrafında anlatılan hikayeye ve zorluklara karşı verilen mucadeleye dikkat etmeleri.
DİZİ MUTLU SONU HAK ETTİ
Gecmişte yapılan hatalar tekrar mı ediliyor yoksa Hollywood gercekten değişti mi?
Umutsuz vaka bir idealistim. Daha iyi olduğumuza inanıyorum. Her şeyin bir anda değişmesi mumkun değil. Bir şeyler değişirken yeni tur direnişler ve zorluklar ortaya cıkar. Bu sadece Hollywood’da değil tarih boyunca tum endustrilerde boyle olmuştur. Bizden oncekiler kendi donemlerinin mevcut durumlarına karşı savaşmışlar. O yuzden her şey mukemmel diyemem ama dizide izlediğimiz onyargılar, cinsel kimlikler, cinsel tercihler, ırkcılık gibi ana konularda daha iyi yere geldik. Ozellikle son birkac yıl kabul edilirlik ve farkındalık icin tam bir Ronesans oldu. Daha yapacak cok işimiz, cozecek cok sorunumuz var ama umutluyum.1940’ların Hollywood’unda mutlu bir son izledik. Neden gercekte olmayan bir şekilde mutlu son?
Karşı cıkanlara, muhaliflere daha az odaklanıp 1940’lardaki genc idealizmin umudu, dayanıklılığı, gucu ve bunun bizi ileriye nasıl taşıyabileceğine odaklandık.O yuzden yaratıcımız Ryan Murphy ozel biri... Bir şeylerin ustesinden gelmek ve bu ideolojinin bir parcası olmak tabii ki mutlu sonu hak ediyor...
İnsanoğlu bir araya gelmek icin bir yol bulacaktır
Pandemi sebebiyle Hollywood zor gunler geciriyor. Pandemi sonrası sinemalar ile ilgili ongoruleriniz neler?
Bu konudaki en son otorite ben olabilirim. Eğlence sektorundeki herkes gibi bu sorunun cevabını merak ediyorum. Cevabı bilemiyorum ama kaos zamanlarının sistemleri yeniden değerlendirmemizi sağladığını biliyorum.Karantina sonrası insanlarla yeniden iletişim kuracağım. Yeniden yabancı insanlarla bir şeyleri deneyimleyeceğim. Cunku eğlence sektorunun amacı da bu oyle değil mi! İnsanları bir araya getirmek...Bence ne olursa olsun insanoğlu bir araya gelmek icin bir yol bulacaktır. Her ne kadar telefon ekranlarındaki kucuk dunyaya sıkışmış gibi gorunsek de insanlar icin bir araya gelmek kacınılmaz bir ihtiyac.
Karantina gunleri nasıl geciyor?
Hayat tarzıma tamamen ters bir durum. Evde cok az vakit geciririm. Evde kalmak hayalini kurduğum bir şeydi. Ama bu hayalimi dunyanın kaosun icine duştuğu koşullarda gercekleştirmek istemezdim. Evimde Japonca dersleri alıyorum, davul calıyorum.
Jim Parsons: Kalp kırıcı bir sektor
Dizide canlandırdığınız Henry Wilson gercek bir karakter ve o zamanların Harvey Weinstein’ı olarak gosteriliyor. Dizide Wilson’un Hollywood’un ikonik aktorlerinden Rock Hudson’ı sıfırdan yaratmasını ve ilginc menajer-oyuncu ilişkisini izledik. Diziye hazırlanırken Wilson-Hudson ilişkisi hakkında neler oğrendiniz?
Hem iş hem de kişisel ilişkileri hakkında cok şey okudum. Henry uzun yıllar Rock’ın kariyerinin bir parcasıydı. Henry, Rock’ı film yıldızı yapmak icin her şeyi yaptı. Bir noktada Rock, Henry’nin işine son verdi cunku Henry’nin Hollywood’daki şohreti oldukca kotu bir hal almıştı.Rock belli bir seviyeye geldikten sonra Henry’den ayrılsa da Henry olmadan kariyerinde istediği noktaya gelemeyeceğini biliyordu hatta belki bir kariyeri bile olmayacaktı.
Henry, en guclu menajerken cok kotu bir son yaşadı...
Cok rezil şeyler yapsa da Henry şov dunyasını derinden seven o dunyanın bir parcası olmak icin elinden geleni yapan ve oyuncularını istediği noktaya getirmek icin canla başla savaşan bir adamdı...Beş kuruşsuz oldu cunku tum parasını oyuncularına harcadı... Onları drama dersleri aldırdı, oyuncu kocları tuttu, konuşma dersleri aldırdı. Alkol bağımlılığı vardı. Rock Hudson, Henry’nin beş parasız kaldığını duyduğunda 20 bin dolarlık cek yollamış ve “Artık Henry’ye hicbir bağım kalmadı bitti” demiş. Henry’nin tum yaptıklarına rağmen icinde ona borclu olduğunu ve Henry olmadan bulunduğu noktaya gelemeyeceğini biliyordu.Henry’nin oyuncuları icin sectiği yol kotuydu. Ama o donemin toplumu da kolay değildi.Karanlık, gizli ve karmaşık ilişkiler yaşadı Henry. Sonunun kotu olması şaşırtıcı olmadı...
LOS ANGELES’LA BAŞA CIKMAK OLDUKCA ZORDU
Sizin başladığınız donemde Hollywood’da keşke olmasaydı ya da farklı olsaydı yonler var mıydı?
Kariyerime New York’ta Broadway’de başladım. Los Angeles’a taşınıp Hollywood’a geldiğimde sistem oturmuştu. Sadece iş bulabilmek ana sorundu. Gerci şimdi dijital platformlar sayesinde farklı bir donuşumun icine girdik. Hepimiz bu yeni sistemi anlamaya calışıyoruz...
Hollywood’a geldikten sonra iş bulup unlu olana kadar nasıl bir donem yaşadınız?
Tiyatro ile başlamıştım fakir bir oyuncu değildim ama Los Angeles ile finansal ve duygusal olarak başa cıkmak oldukça zordu.Genc oyuncular icin söylemek istediğim bir şey var. Sahip oldukları genclik coşkusuyla engelleri aşacaklarını duşunmeleri guzel.Bu işe yeni başlayan her aktör bu duygulara sahip olmalı ya da kendilerine yeni bir iş dalı secmeli. Çünkü cok kalp kırıcı bir sektör...
“Hollywood”un sizin için anlamı neydi?
Hollywood cok büyük bir kavram. Eğlence sektorunun kendisi. O kadar cok anlam yuklu ki Hollywood’a... Buyuk hayaller, bir klasik, bir ruya hatta ruya fabrikası. Bu sektorde calışan herkesin ziyaret etmeyi umduğu heyecan verici bir dağ...Dizi, Hollywood’un cıkarcı, önyargılı, ayrımcı ve kotu yönlerini gösteriyor. Diziye gelebilecek tepkileri hiç duşundunuz mu?
Nasıl tepki verileceğini hic duşunmedik... Sadece Hollywood’un bilmediğimiz obur tarafını gostermek istedik. 1940’ların Hollywood’u goz alıcı bir donem olarak anılıyor. Ama gercek şu ki sadece guzelliği goruyoruz. Bircok alanda cekilen sıkıntılar, ızdıraplar pas geciliyor.O doneme ait filmleri hala‚ izliyoruz. Ama o doneme ait önyargıyı, korkuyu ve baskıyı saklamak istiyoruz. 1940’larda Hollywood sisteminin parcası olanlara belki hayalleri ile ihtişam bahşetti ama karşılığında kendilerinden odun verilmesi istendi. Dizide insanların nelerin ustesinden gelmek zorunda olduklarını gosteriyoruz. Her zaman kelebekler ile suslu bir hayatın parcası olmadıklarını anlatmak ve oldukları yere gelebilmek icin uğraştıkları bircok şeytani şey olduğunu hatırlatmak istedik.Bu diziyi izleyenlerden tek isteğim dizideki şehvete ve müstehcenliğe daha az odaklanıp etrafında anlatılan hikayeye ve zorluklara karşı verilen mucadeleye dikkat etmeleri.
DİZİ MUTLU SONU HAK ETTİ
Gecmişte yapılan hatalar tekrar mı ediliyor yoksa Hollywood gercekten değişti mi?
Umutsuz vaka bir idealistim. Daha iyi olduğumuza inanıyorum. Her şeyin bir anda değişmesi mumkun değil. Bir şeyler değişirken yeni tur direnişler ve zorluklar ortaya cıkar. Bu sadece Hollywood’da değil tarih boyunca tum endustrilerde boyle olmuştur. Bizden oncekiler kendi donemlerinin mevcut durumlarına karşı savaşmışlar. O yuzden her şey mukemmel diyemem ama dizide izlediğimiz onyargılar, cinsel kimlikler, cinsel tercihler, ırkcılık gibi ana konularda daha iyi yere geldik. Ozellikle son birkac yıl kabul edilirlik ve farkındalık icin tam bir Ronesans oldu. Daha yapacak cok işimiz, cozecek cok sorunumuz var ama umutluyum.1940’ların Hollywood’unda mutlu bir son izledik. Neden gercekte olmayan bir şekilde mutlu son?
Karşı cıkanlara, muhaliflere daha az odaklanıp 1940’lardaki genc idealizmin umudu, dayanıklılığı, gucu ve bunun bizi ileriye nasıl taşıyabileceğine odaklandık.O yuzden yaratıcımız Ryan Murphy ozel biri... Bir şeylerin ustesinden gelmek ve bu ideolojinin bir parcası olmak tabii ki mutlu sonu hak ediyor...
İnsanoğlu bir araya gelmek icin bir yol bulacaktır
Pandemi sebebiyle Hollywood zor gunler geciriyor. Pandemi sonrası sinemalar ile ilgili ongoruleriniz neler?
Bu konudaki en son otorite ben olabilirim. Eğlence sektorundeki herkes gibi bu sorunun cevabını merak ediyorum. Cevabı bilemiyorum ama kaos zamanlarının sistemleri yeniden değerlendirmemizi sağladığını biliyorum.Karantina sonrası insanlarla yeniden iletişim kuracağım. Yeniden yabancı insanlarla bir şeyleri deneyimleyeceğim. Cunku eğlence sektorunun amacı da bu oyle değil mi! İnsanları bir araya getirmek...Bence ne olursa olsun insanoğlu bir araya gelmek icin bir yol bulacaktır. Her ne kadar telefon ekranlarındaki kucuk dunyaya sıkışmış gibi gorunsek de insanlar icin bir araya gelmek kacınılmaz bir ihtiyac.
Karantina gunleri nasıl geciyor?
Hayat tarzıma tamamen ters bir durum. Evde cok az vakit geciririm. Evde kalmak hayalini kurduğum bir şeydi. Ama bu hayalimi dunyanın kaosun icine duştuğu koşullarda gercekleştirmek istemezdim. Evimde Japonca dersleri alıyorum, davul calıyorum.
Jim Parsons: Kalp kırıcı bir sektor
Dizide canlandırdığınız Henry Wilson gercek bir karakter ve o zamanların Harvey Weinstein’ı olarak gosteriliyor. Dizide Wilson’un Hollywood’un ikonik aktorlerinden Rock Hudson’ı sıfırdan yaratmasını ve ilginc menajer-oyuncu ilişkisini izledik. Diziye hazırlanırken Wilson-Hudson ilişkisi hakkında neler oğrendiniz?
Hem iş hem de kişisel ilişkileri hakkında cok şey okudum. Henry uzun yıllar Rock’ın kariyerinin bir parcasıydı. Henry, Rock’ı film yıldızı yapmak icin her şeyi yaptı. Bir noktada Rock, Henry’nin işine son verdi cunku Henry’nin Hollywood’daki şohreti oldukca kotu bir hal almıştı.Rock belli bir seviyeye geldikten sonra Henry’den ayrılsa da Henry olmadan kariyerinde istediği noktaya gelemeyeceğini biliyordu hatta belki bir kariyeri bile olmayacaktı.
Henry, en guclu menajerken cok kotu bir son yaşadı...
Cok rezil şeyler yapsa da Henry şov dunyasını derinden seven o dunyanın bir parcası olmak icin elinden geleni yapan ve oyuncularını istediği noktaya getirmek icin canla başla savaşan bir adamdı...Beş kuruşsuz oldu cunku tum parasını oyuncularına harcadı... Onları drama dersleri aldırdı, oyuncu kocları tuttu, konuşma dersleri aldırdı. Alkol bağımlılığı vardı. Rock Hudson, Henry’nin beş parasız kaldığını duyduğunda 20 bin dolarlık cek yollamış ve “Artık Henry’ye hicbir bağım kalmadı bitti” demiş. Henry’nin tum yaptıklarına rağmen icinde ona borclu olduğunu ve Henry olmadan bulunduğu noktaya gelemeyeceğini biliyordu.Henry’nin oyuncuları icin sectiği yol kotuydu. Ama o donemin toplumu da kolay değildi.Karanlık, gizli ve karmaşık ilişkiler yaşadı Henry. Sonunun kotu olması şaşırtıcı olmadı...
LOS ANGELES’LA BAŞA CIKMAK OLDUKCA ZORDU
Sizin başladığınız donemde Hollywood’da keşke olmasaydı ya da farklı olsaydı yonler var mıydı?
Kariyerime New York’ta Broadway’de başladım. Los Angeles’a taşınıp Hollywood’a geldiğimde sistem oturmuştu. Sadece iş bulabilmek ana sorundu. Gerci şimdi dijital platformlar sayesinde farklı bir donuşumun icine girdik. Hepimiz bu yeni sistemi anlamaya calışıyoruz...
Hollywood’a geldikten sonra iş bulup unlu olana kadar nasıl bir donem yaşadınız?
Tiyatro ile başlamıştım fakir bir oyuncu değildim ama Los Angeles ile finansal ve duygusal olarak başa cıkmak oldukça zordu.Genc oyuncular icin söylemek istediğim bir şey var. Sahip oldukları genclik coşkusuyla engelleri aşacaklarını duşunmeleri guzel.Bu işe yeni başlayan her aktör bu duygulara sahip olmalı ya da kendilerine yeni bir iş dalı secmeli. Çünkü cok kalp kırıcı bir sektör...