Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

"Hangi yönetim Sergen’e hayır der?"

Magazin Editor

Magazin Habercisi
Katılım
28 Mar 2019
Mesajlar
12,094
Web sitesi
www.magazin.biz.tr
Sezonun bence en kritik maçına çıktık. Neden mi? Samsunspor yenilgisi sonrası taraftar adeta çılgına dönmüştü. Sergen Yalçın’a anlamsız tepkiler verilmişti. Bilmiyorum bu tepkileri verenler gerçek taraftar mıydı yoksa, algıcılar mıydı? Aman ilk fırsatta Sergen kötüleyelim de kritik ziraat kupası maçı öncesi moralleri sıfırlayalım, Beşiktaş tek hedefi olan ziraat kupasından elensin, böylece Sergen hoca ile yollar ayrılsın, Beşiktaş’ın planları başlamadan bitsin ve yaz transferinde Beşiktaş öksüz kalsın, diye iştahla bekleyen güruh muydu anlayamadım? “Beşiktaş Kulübünün sahibi taraftardır.” Evet doğru güzel, ama bu sözü suistimal edenler çok. İstikrarsızlık, kaos isteyen Beşiktaş düşmanları en ufak şeyden zaten sinirleri alt üst olmuş taraftarı hep bu sözle galeyana getiriyor. Bu sözün içini boşaltanların yüzünden Beşiktaş’ın artık tek istikrarı istikrarsızlık. Kulübün sahibi taraftardır, gerçek taraftar da Sergen hocaya neden güvenmemiz gerektiğini özellikle de transfer konusunda güvenmemiz gerektiğini bilir. Sergen Yalçın’a neden güvenmemiz gerektiğini kısaca ve son kez anlatıyorum. Dünyada kulüp başkanlarını televizyonlarda, sosyal medyada, kulübün tesislerinde görmek neredeyse imkansızdır. Ülkemizde ise başkanlar maç sonları neredeyse teknik direktör kadar açıklama yapar. Transferde de işi teknik ekibe bırakıyor görünüp çoğunlukla yine kendi yapar. Ülkemizde her konuda herkes her şeyi en iyi ben bilirim havasındayken futbolu da yine futbolu bilene bırakmayız, ya da sözde bırakırız. Ülkemizde maç sonları kulüplerin resmi sosyal medyalarında derbiyi geçtim, herhangi bir maç sonrası bile bazı ülkelerin nüfusu kadar yorum yapılıyor. Herkes bu kadar futbolu severken, futbol ülkesiyken aksine neden hiç başarılı değiliz? Çünkü çoğu destekten çok, ben bilirim ya da sen ne anlarsın ki demek için yarışıyor, çoğu trol, çoğu da çözüm üretmek için değil de sanki o gün yaşadıklarının sinirini Beşiktaş’ın sosyal medyasında çıkarmak için orada gibi. Maç sonları kulüplerimizin resmi sosyal medya hesaplarına Norveç’in nüfusundan fazla insan yorum yapıyor, ama Norveç takımı Bodo Glimt takımı kadar başarılı, istikrarlı, planlı bir takımımız yok. Neden mi? Onlarda her kafadan bir ses çıkmıyor, iş bilene bırakılmış. Konu Norveç’ten açılmışken “Ole hoca da Sergen hocadan daha başarılıydı” diyenlere mesele bu mu? Bunu cidden söylüyor musunuz? Evet daha başarılıydı çünkü kadro daha iyiydi. 10 asist yaparak kariyer rekorunu kırmış, çok iyi bir Masuaku, Gedson ve canı mutlu olmak isteyen o sebeple iyi oynayan bir iyi bir Rafa vardı. Yazın da tüm transferler Rafa merkeze alınarak yapılmış oyun ona göre kurulmuştu, Rafa, Kasım’da bizi ortada bırakınca, Sergen hocanın elinde Rafa’ya göre kurulmuş ama Rafa’nın olmadığı garip bir takım kaldı. Sergen hoca devre arası israfız ve doğru transferler yapıp, bir oyun şablonu oluşturdu ve yenilmezlik serisi yakaladı, Ole hoca zamanı gibi bir derbi kazanıp 10 maç uyunmadı. Ole hocayı severim kibar karakterlidir, ama fazla kibarlık Norveç’te geçerlidir. Keşke Ole hoca dinlense Masuaku yazın gitmezdi, Ole hoca’nın Jurasek’i istediğini sanmıyorum sadece boyun eğmiştir. İşte mesele transferi nasıl yaptığın değil kimin yaptığı. Belki de Ole hoca Sergen hocadan daha iyi transfer yapar, ama önemli olan ne istediğini yönetimlere anlatmak kendini kabul ettirmek, işine karıştırmamak. Soruyorum, Türkiye’de kaç teknik direktör transferde yönetime boyun eğmez? Ya da tam tersi hangi yönetim Sergen’e hayır der? Diyemez, çünkü Sergen hoca gelince “yönetim istifa” sesleri bir nebze azaldı. Normalde yabancı bir teknik direktöre transferde “hayır yapamam” diyebilecek yönetim, koltuğunda Sergen hoca sayesinde uzatmaları oynuyorsa transferde “evet, yaparım” diyebilecektir. Kısaca, işi bilene bırakamama hastalığımız sebebi ile Sergen hocaya güveniyorum. Beşiktaş yönetimlerin yaptığı yanlış transferler sebebi ile kısır döngüye girdi bu döngüden çıkmak için Sergen hoca gibi baskın karakterli, aynı zamanda dürüst, işler iyiyken de konuşan, açık sözlü bir insana ihtiyacımız var. Lütfen yaz transferini de yapalım sonra istediğiniz kadar Sergen hoca kötüleyin. Maçtan önce çok korksam da ilk 11 açıklanınca rahatladım ve kazanacağımızı anladım. Bu benim ideal kadromdu. Geçen lig maçı Cengiz kanatta olduğu için değil Ndidi cezalı olduğu için yenilmiştik, bu maç Ndidi’nin gerçekten varlığı yetti. İlk yarı çok iyi oynadık. İkinci yarı daha tutuktuk, ikinci golden sonra açıldık. İki yarıda da seri paslaşmalarla gelen güzel goller seyrettik. İkinci golümüz rakibin bariz hatası ile oldu, ama ardından güzel goller attık. Demek ki stresten tutulmuşuz. Olaitan’a ayrı değil kocaman bir parantez açmak istiyorum. Olaitan zaten mücadeleci, koşan, başarıya bir oyuncuydu, ama artık aklıyla da oynuyor. El Bilal’in attığı ilk golümüzde asist Hyeon veya Murillo yazılmış olsa da golü hazırlayan Olaitan’dı kaç kez orda isabetli pas trafiği yarattı bulup tekrar izleyin. Gol dışında ilk yarı Olaitan, Hyeon’a çok şık bir pas verdi, ama Oh savunmaya çarptırdı. Rashica’da her ne kadar Beşiktaş’ın kanadı değilse de yine de çoğu zaman şaşırtan ortalar yapıyor, bugün de meşhur Bilbao maçındaki kadar iyiydi, bence Cerny’den daha iyiydi. Murillo’muz kanat yokken kanadımız oluyor, lakin savunması biraz açık veriyor gibi neyseki Agbadou bu açıkları kapatıyor.Berna Özsoy Duhuliye.com