Merhaba sevgili magazinciler, sitemizin müdavimleri! Haftaya yine dopdolu, hem düşündüren hem de kahkahalara boğan bir sosyal medya gündemiyle giriyoruz. Son 24 saatte Twitter'ı sallayan iki bambaşka konu var ki, ikisi de kendi alanında birer fenomen haline geldi. İlk başlığımız: Gerçek anlamda "sıfırdan" başlayıp zirveye tırmanma hikayeleri. Son günlerde adından sıkça söz ettiren bir ismin, (kim olduğunu hepimiz tahmin ediyoruz sanki?) yıllar önceki mütevazı başlangıçlarına dair paylaşımları, sosyal medyada adeta bir motivasyon fırtınası estirdi. O eski fotoğraflar, o ilk emekler, o bitmek bilmeyen azim... Bir anda hepimizi geçmişimize götürdü, "vay be nerelerden gelinmiş!" dedirtti. Kim derdi ki o günlerden bugünlere bu kadar parlayacak? Bu hikaye, hayallerine inanan herkes için adeta bir ders niteliğinde. Sanırız, bu gönderilerle birlikte, birçok kişi kendi ilham perisini yeniden buldu, değil mi?
Peki ya ikinci viral başlığımız? İşte burası işin eğlenceli ve absürt kısmı! "Mesaisi biten eşek" etiketiyle yayılan o video veya fotoğraf... Tamamen alakasız gibi görünse de, bu minnoş dostumuzun günü bitirme şekli, hepimizin iç sesi oldu adeta! Pazartesi sendromundan çıkmaya çalışanımızdan, haftanın yorgunluğunu atanımıza kadar herkes bu eşekte kendini buldu. Kimi "mood" diye paylaştı, kimi "benim hafta sonu modum" diye etiketledi. Bazen hayatın ciddiyetinden uzaklaşıp böyle tatlı kaçamaklara sığınıyoruz ya, işte bu eşek de tam olarak o anlarımızın vücut bulmuş haliydi. Kim bilir, belki de o da haftanın yorgunluğunu atmak için sabırsızlanıyordu! Bu komik kareler, binlerce retweet ve beğeni alarak günün en çok konuşulanları arasına girdi bile.
Gördünüz mü, sosyal medya alemi ne kadar çeşitli? Bir yanda ilham veren bir başarı öyküsü, diğer yanda günün stresini unutturan sevimli bir eşek. Bu iki zıt kutbun aynı anda zirveye oynaması, aslında günümüz insanının ruh halini de güzel özetliyor sanki; hem hırslı, hem azimli, hem de bir o kadar eğlence ve rahatlamaya düşkün! Bu tür paylaşımlar, sadece gündemi belirlemekle kalmıyor, aynı zamanda bizi birbirimize bağlıyor, ortak duygularda buluşturuyor. Sizce de öyle değil mi? Acaba o "sıfırdan başlayan" isim, bu eşek akımını görüp gülmüş müdür? Ya da eşek, o hikayeyi bilseydi ne düşünürdü? Kim bilir...
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Yorumlarda buluşalım!