Sevgili magazin ve bilim tutkunları, yine öyle bir haberle karşınızdayım ki okuyunca "Yok artık!" demeden edemeyeceksiniz! Gündem öyle bir sarsıldı ki, genetik mühendisliği denince akla gelen o steril laboratuvar ortamları yerini şaşırtıcı bir meraka bıraktı. Güzelliğiyle olduğu kadar zekasıyla ve sıra dışı projeleriyle de adından sıkça söz ettiren başarılı Genetik Mühendisi Dilara Sarı, bu kez magazin gündemine öyle ilginç bir araştırmayla geldi ki, hepimizin kafasında kocaman bir soru işareti belirdi: Ayaktan aldığı bakterilerle klimadan aldığı bakterileri karşılaştırdı! Evet, yanlış duymadınız. Ayak bakterileri ve klima bakterileri… Ne alaka şimdi?
İlk duyduğumuzda hepimiz gibi ben de bir an için "Acaba Dilara Hanım’ın bu ilginç araştırmasının arkasında ne gibi bir motivasyon yatıyor?" diye düşündüm. Giyimi, kuşamı ve projeleriyle her zaman adından söz ettiren bu genç bilim kadını, kişisel hijyenimizle evimizdeki veya ofisimizdeki hava kalitesi arasında nasıl bir ilişki kurmaya çalışıyor olabilir? Yoksa bu, sandığımızdan çok daha derin ve sağlığımızla ilgili devrim niteliğinde bir keşfin ayak sesleri mi? Malum, Dilara Sarı hiçbir zaman sıradan işlere imza atmadı. Eminim ki bu sıra dışı deneyin sonucunda hepimizi şaşırtacak, belki de günlük rutinlerimizi baştan aşağı değiştirecek bilgilere ulaşacaktır. Magazin dünyası ilginç kişilikleri sever, Dilara Sarı da bu konuda zirveye oynuyor adeta!
Bu çalışma, hepimizi kendi ayak hijyenimizden tutun da evimizdeki klimaların temizliğine kadar pek çok şeyi yeniden sorgulamaya itecek gibi duruyor. Acaba ayaklarımızdaki bakteriyel florayla soluduğumuz havadaki mikroplar arasında tahmin ettiğimizden daha büyük bir etkileşim mi var? Belki de yeni nesil bir antibakteriyel ayak spreyi ya da klima filtresinin kapıları aralanıyor! Kim bilir, belki de hepimizin kapalı alanlarda maruz kaldığı alerjiler, yorgunluk hissi ya da basit soğuk algınlıkları bu iki farklı bakteri grubunun beklenmedik etkileşiminden kaynaklanıyordur. Şimdiden heyecanla bekliyoruz; bu "bakteri dedektifliğinin" sonunda Dilara Sarı bizi hangi çarpıcı gerçeklerle yüzleştirecek!
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Dilara Sarı'nın bu ilginç araştırması hakkında yorumlarda buluşalım!