Merhaba sevgili magazin tutkunları ve ruhunun derinliklerine inmeye meraklı okurlar!
Bugün masaya yatıracağımız konu, magazin dünyasının ışıltılı perdesini aralarken, hepimizin zihin dehlizlerinde yankılanan o kadim soruyu tekrar sormamıza neden olacak: "Benim derdimin dermanı kim?" Evet, yanlış duymadınız! Üstelik bu sorunun cevabını ararken, insan ruhunun karmaşık labirentlerine ışık tutmuş, psikanalizin babası Sigmund Freud'u da yanımıza alıyoruz. Freud'un kişiliği analiz etme biçimi, bazen kendimize bile itiraf edemediğimiz arzularımızı, çocukluktan kalma izlerimizi ve bastırdığımız duygularımızı gün yüzüne çıkarabiliyor. Peki, ya bu derin analizler, aslında sizin eksik parçanızı tamamlayacak, ruhunuza iyi gelecek o "dermanın" kim olduğunu fısıldıyorsa? İçimizdeki o bilinçaltı fısıltısı, bizi hangi tip insana doğru itiyor, hangi ünlü simanın enerjisiyle rezonans kuruyor dersiniz?
Hepimizin içinde bir "id"in, bir "ego"nun ve bir "süper ego"nun dans ettiğini biliyoruz. Belki de sen, içindeki "haz peşinde koşan" tarafını dizginlemekte zorlanıyor ve dengeni sağlayacak, daha "sorumlu" ve "mantıklı" bir ruh arıyorsun? Ya da tam tersi, katı kurallara sıkışmış, "süper ego"nun baskısı altında ezilen ruhuna özgürlük katacak, hayatı dolu dizgin yaşayan, "aykırı bir ruhu" mu özlüyorsun? Magazin dünyası, bu tip ilginç ve tamamlayıcı çiftlerle dolu değil mi zaten? Birinin mantığı diğerinin tutkusunu, birinin dinginliği diğerinin enerjisini dengelerken, aslında Freudyen bir analizin de canlı örneklerini sunuyorlar bize. Önemli olan, kendi ruhunun hangi yarasına, hangi ihtiyacına derman aradığını fark etmek.
Peki, sizce Freud bu analizle kimin kapısını çalardı? Kendi ruhunuzun derinliklerine indiğinizde, bilinçaltınız size kimin suretini fısıldıyor? Hangi ünlü ismin enerjisi, sizin derdinize deva olacak o tamamlayıcı parça gibi geliyor? Belki de bu ünlü sima, sizin bastırdığınız bir özelliğinizi temsil ediyor, belki de aradığınız o huzurun ya da maceranın ta kendisi!
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Yorumlarda buluşalım!