Merhaba Magazin Ailesi!
Gündem öyle bir konuyla çalkalanıyor ki, hepimizin aklında aynı soru işareti belirdi: Ekonomi zorluyorken, cüzdanlarımız incecik kalmışken, sokak başı yeni bir kafe açılmasının sırrı ne? Sanki bir yandan her şey kötüye gidiyor derken, diğer yandan kahve kokuları tüm şehri sarıyor. Sadece ben mi fark ettim sanıyorsunuz, yoksa siz de bu paradoksa şaşırmıyor musunuz? İstanbul'dan İzmir'e, Ankara'dan Bursa'ya, nereye gitsek karşımıza "yeni açıldı" tabelasıyla bir kafe çıkıyor. Bu durum akıllara "Peki kim gidiyor bu kadar kafeye, nasıl ayakta kalıyorlar?" sorusunu getiriyor.
Acaba bu durum, cebimizde kocaman lüksler yaratamasak da, kendimize küçük bir 'kaçamak' payı bırakma çabası mı? Bir kahve, bir dilim pasta... Belki de haftanın yorgunluğunu unutturan, ufak bir mola. Ya da sosyalleşme ihtiyacımız mı ağır basıyor? Evlerdeki bunaltıcı atmosferden kaçıp, dostlarla bir araya gelmek, önemli görüşmeler yapmak, hatta uzaktan çalışmak için ideal birer 'üçüncü adres' haline mi geldiler? Sosyal medyada görüp "ben de oraya gitmeliyim" dediğimiz o şık kafelerin rüzgarına kapılmak da cabası. İtiraf edelim, hepimiz bir ‘Instagram’lık fotoğraf karesi’ yakalamak için bile olsa, kendini iyi hissetmek istiyor. Modern zamanların "mahalle kahvesi" kültürü, bu yeni, modern görünümlü mekanlarda yeniden mi can buluyor, ne dersiniz?
Peki ya işin diğer boyutu? Girişimcilik ruhu mu bu kadar tavan yaptı, yoksa sermayesi görece daha az olan bir iş kolu olduğu için mi herkes bu alana yöneliyor? Belki de büyük ölçekli işlerin riskini alamayanlar, bu 'sıcak' sektöre sığınıyor. Bir yandan "para yok" diye yakınıyor, diğer yandan latte fiyatları almış başını gitmişken bu kafeler nasıl ayakta kalıyor, hatta mantar gibi çoğalıyor? Bu durum sadece bir tüketim çılgınlığı mı, yoksa içinde bulunduğumuz ekonomik ve sosyal çıkmazın bir yansıması mı? İnsanlar, hayata tutunmak için yeni yollar mı arıyor, yoksa sadece kısa süreli bir mutluluğun peşinde mi koşuyor? İnsanın aklına türlü türlü senaryolar geliyor bu konuda...
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Yorumlarda buluşalım, bu gizemi birlikte çözelim!