Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

🚀 TÜRKİYE'NİN SOSYAL FORUMU

SosyalForum.net'e Katıl!

Gündem • Magazin • Teknoloji • Oyun • Sohbet • Yardımlaşma

💬 📰 🎮 🔥
Foruma Git →

EuroLeague’de kazanmak için fazlası lazım…

🚀 TÜRKİYE'NİN SOSYAL FORUMU

SosyalForum.net'e Katıl!

Gündem • Magazin • Teknoloji • Oyun • Sohbet • Yardımlaşma

💬 📰 🎮 🔥
Foruma Git →

Magazin Editor

Magazin Habercisi
Katılım
28 Mar 2019
Mesajlar
26,312
Web sitesi
www.magazin.biz.tr
Bu maç üzerinden bütün oyuncuları yetersiz ilan etmek kolaycılık olur. Ancak yenilgiyi yalnızca rakibin kalitesine bağlamak da Beşiktaş’ın gelişmesine yardımcı olmaz. Dušan Alimpijević’in takımında değerlendirilebilecek bir potansiyel var. Asıl ihtiyaç, bu potansiyeli maçın tamamına yayılan bir düzene dönüştürmek.Beşiktaş’ın doğru yaptığı şeyler vardıBeşiktaş, ribaundlarda 35–34, asistlerde 19–12 üstünlük kurdu. Hücum ribaundlarında da 11–7 öndeydi. Bu rakamlar, siyah-beyazlıların mücadeleden tamamen kopmadığını ve hücumda paylaşım sağlayabildiğini gösteriyor. Ancak ribaund ve asist üstünlüğü, şut verimine aynı ölçüde yansımadı.Gecenin en güçlü bireysel performansı Ante Žižić’ten geldi: 17 sayı, 9 ribaund ve 4 asist. Üstelik dokuz şutunun altısını sayıya çevirdi. Devon Dotson’ın 6 asist üretirken top kaybı yapmaması da olumlu bir başka ayrıntıydı.Žižić’in bu katkısı, Beşiktaş’ın hücumda kullanabileceği bir merkez bulunduğunu gösteriyor. Onu yalnızca bitirici olarak görmek yerine, çevresindeki hareketliliği artıran bir pas bağlantısı olarak değerlendirmek mümkün. Dotson’ın topu koruyan organizasyonu da bu yapıyı destekleyebilir.Dolayısıyla Beşiktaş’ın elinde işe yarayan parçalar bulunuyor. Sorun, bu parçaların rakibin baskısı arttığında da birlikte çalışmasını sağlayabilmek. Maçın asıl eksiği savunma verimiydiHapoel, toplam şutlarda 34/63, üç sayılıklarda 11/20 isabet buldu. Beşiktaş ise üç sayı çizgisinin gerisinden 6/17’de kaldı. Yalnızca üçlüklerden üretilen sayılarda oluşan 15 sayılık fark, karşılaşmanın sonucunda önemli yer tuttu.Rakibin yüzde 55 üçlükle oynadığı bir maçta hücum üretimini artırmak tek başına çözüm olamaz. Beşiktaş’ın rakibin rahat şut bulmasını nasıl önleyeceğine dair daha sağlam bir savunma düzenine ihtiyacı var.Burada teknik ekibin incelemesi gereken sorular açık: Topa yapılan baskı yeterli miydi? Perde savunmasında ilk avantaj çok kolay mı verildi? Yardıma gelen oyuncunun boşalttığı alan zamanında kapatıldı mı? Hangi şutlar savunmanın kabul ettiği tercihlerdi, hangileri iletişim hatasından doğdu?İstatistikler bu soruların cevaplarını tek başına vermez. Fakat çözümün yalnızca “daha sert oynayalım” çağrısından ibaret kalamayacağını gösterir. Sertliğin yanında doğru yerleşim, zamanlama ve ortak karar gerekir.Üçüncü çeyrek, Alimpijević’in de önüne bir görev koyuyorİlk yarıda maçın içinde kalan bir takımın üçüncü çeyrekte bu kadar geriye düşmesi, teknik ekibin de değerlendirmesi gereken bir mesele.Alimpijević’in güçlü tarafı olan enerji ve rekabet talebi, böyle anlarda somut müdahalelerle desteklenmeli. Rakip seri yakaladığında hangi beşin sahada kaldığı, molanın ne zaman geldiği ve mola sonrasında ilk hücumun nasıl oynandığı önem kazanıyor.Beşiktaş’ın zor anlarda dönebileceği birkaç güvenilir hücum seçeneği olmalı. Žižić üzerinden oynanan bir set, kontrollü bir ikili oyun veya şutöre hazırlanan bir çıkış… Amaç, hücumun her seferinde zor bir bireysel denemeye dönüşmesini önlemek.Takımın ihtiyacı, geriye düştüğünde daha fazla acele etmek değil; oyunu yeniden kontrol edebilecek alışkanlıklar geliştirmek.Bazı oyuncuların katkısı beklentinin altında kaldıJaylen Nowell’ın 10 şutta 2 isabetle 7 sayı, Scottie Wilbekin’in 9 şutta 2 isabetle 9 sayı üretmesi, dış oyunculardan beklenen skor desteğini sınırladı. Furkan Korkmaz 7 ribaund alsa da 4 sayıda kaldı. Berk Uğurlu’nun 2 asistine karşılık 3 top kaybı yapması ve David DeJulius’ın yaklaşık dört dakikada skor üretememesi de rotasyonun bu maçtaki sınırlarını gösterdi.Nowell açısından geliştirilmesi gereken taraf, şutu girmediği günlerde hücuma başka yollarla katkı sunabilmek. Daha doğru şut seçimi, potaya baskı ve savunmayı hareket ettiren paslar, skor verimini destekleyebilir. Bu maçtaki düşük isabet, onun bütün sezon yetersiz kalacağı anlamına gelmez; fakat verimsiz gecelerin maliyetini azaltması gerekir.Wilbekin için de beklenti yalnızca zor şutları sokması olmamalı. Takım, onun skor tehdidinden faydalanırken hücumun bütün yükünü üzerine bırakmamalı. Teknik ekip daha dengeli bir paylaşım kurmalı; Wilbekin de şutu düşmediğinde oyunu yönlendiren katkısını artırmalı.Korkmaz’ın ribaund katkısı değerliydi. Ancak Beşiktaş’ın kanat rotasyonunda ondan daha düzenli bir hücum tehdidi beklemesi anlaşılır. Uğurlu’nun ise yedek oyun kurucu rolünde öncelikle güvenli kararlarla takımın düzenini koruması gerekiyor.DeJulius konusunda bu kadar kısa süre üzerinden kesin hüküm verilemez. Buradaki soru, onun yetersizliğinden önce rolünün ne kadar net olduğu.Takviye gerekiyorsa öncelik hangi pozisyonlarda olmalı?Bu maçın işaret ettiği ilk aday, oyunu yönetebilen ve topa savunma baskısı uygulayabilen bir 1–2 numara. Beşiktaş’ın yalnızca sayı atan başka bir kısa oyuncuya değil, mevcut skorerlerini tamamlayan bir profile ihtiyacı olabilir.Böyle bir oyuncu, baskı altında hücumu başlatmalı, gerektiğinde potaya gitmeli ve savunmada rakibin ilk avantajını zorlaştırmalı. Ancak bu ihtiyaç, mevcut kısa rotasyonunun birkaç maçlık performansı ve birlikte oynadığı beşler incelenerek doğrulanmalı.İkinci aday, savunma ile şutu bir arada sunabilen bir 3 numara. Brown ve Korkmaz’ın rol aldığı kanat rotasyonuna yapılacak eklemenin amacı, aynı özellikleri tekrar etmekten çok farklı eşleşmelerde denge sağlamak olmalı. Güçlü kanatlarla mücadele edebilen ve hücumda boş bırakılması zor bir oyuncu, teknik ekibin seçeneklerini artırabilir.Uzun transferi ise bu maç üzerinden ilk sıraya konmamalı. Žižić’in üretimi ve takımın ribaund üstünlüğü, sorunun yalnızca pota altında olmadığını gösteriyor. Uzun rotasyonunda takviye düşünülüyorsa önce mevcut oyuncuların hareketlilik, çember koruma ve perde savunması bakımından hangi ihtiyacı karşılayamadığı belirlenmeli.Yönetim, Alimpijević’e ne sağlamalı?Alimpijević’ten kalıcı başarı bekleniyorsa yönetimin desteği de kalıcı ve planlı olmalı. Transfer bütçesi kadar, o bütçenin doğru oyuncu profiline ayrılması önemli. İsim değeri yüksek bir oyuncu, kadronun ihtiyacını karşılamıyorsa çözüm olmayabilir.Yönetim; teknik ekiple birlikte belirlenmiş bir kadro planı, güçlü rakip analizi desteği, oyuncuların fiziksel yükünü yönetecek bir yapı ve net başarı hedefleri sağlamalı. EuroLeague ile lig arasında oynanan yoğun programda antrenman kalitesi ve toparlanma imkânları da sonuçları etkiler.Bunun karşılığında Alimpijević’ten de açık roller, daha tutarlı savunma uygulaması ve maç içindeki kötü bölümlere daha etkili cevaplar beklenmeli. Hocaya güvenmek, teknik kararları değerlendirmeyi bırakmak anlamına gelmez.Beşiktaş bu tip maçları kazanmak için hücumdaki iyi işaretlerini korumalı, dış oyuncularının katkısını dengelemeli ve rakibin serilerini daha erken durdurmalı. Hapoel karşısındaki yenilgi, takımın gelişebileceği alanları görünür kıldı. Şimdi mesele, bu eksikleri doğru çalışmayla ve gerekiyorsa doğru takviyeyle gidermek. Beşiktaş’ın iddiası var; o iddiayı taşıyacak istikrarı da kurması gerekiyor.Batu Erda / Duhuliye.com