Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

“Değişmeyen tek şey.. Öpülenler, yani bizler..”

Magazin Editor

Magazin Habercisi
Katılım
28 Mar 2019
Mesajlar
9,986
Web sitesi
www.magazin.biz.tr
Maçın sonucunun lig başarısı açısından hiçbir önemi yok. Evet, Avrupa kupaları tabii ki bir hedef; ancak Beşiktaş için yarışın içinde olmaktan daha önemli bir şey yoktur. Bu yüzden böyle bir penaltı golüyle üzülen varsa kendini gereksiz yere yıpratmasın. Üzülecek tek konu, çok kötü bir Fener’e yenilmiş olmamız.Ancak işin sinir boyutu ayrı. Camia birçok yerden saldırı altında ve bunu koruyacak bir ortam da yok. Önce, stadımızda oynanan millî maçta kaptanımız oynatılmayarak saygısızlık yapılıyor; “Sizi sallamıyoruz, kimsiniz?” mesajı veriliyor. Sonra aynı kaptan, adeta alay eder gibi daha zorlu bir maçta sahaya sürülüyor. Neyse ki helal süt emmiş bir Kartal’a yakışanı yapıyor ve ülkeyi Dünya Kupası’na götürecek resitali veriyor.Sonra basketbol… EuroCup yarı finalinde, okuldan bozma bir takımın oyuncusu mağlubiyeti hazmedemeyip meslektaşına oyun içinde arkadan dirsek atıyor, ardından havadayken iterek düşmesine sebep oluyor. Bunun üzerine okul takımının internet sayfası, mağrur bir komutan edasıyla o oyuncunun fotoğrafını kamuoyuyla paylaşıyor; üstelik Beşiktaş armasını küçücük hâle getirerek.Ama bitmiyor. Aynı oyuncu bir özür mesajı yayımlıyor; o daha da vahim. Bile isteye camiayı küçük düşürmeye yönelik. Bakın, bu meslektaş ihanetçisi sözde sporcuyu yerli oyuncu statüsüne getirdiler. Sanıyor musunuz ki bunu sadece millî takımda oynasın diye yaptılar? Bu basketbol dünyasında şirket işleri hiç biter mi? Seneye ya Fener (Willbekin’den çıktılar) ya da Efes (Larkin’den çıkacaklar) bu oyuncuyu transfer edip yerli statüsünde oynatacak. Biz de camia olarak küçük düşürülmüş olmakla kalacağız.Biraz iç çekişmelerden uzak durup camia olabilsek, bu oyuncuya değil millî takımda, oynadığı okulun beden eğitimi dersinde bile basket oynattırmayız. Ama nerede… Sen böyle olursan semer vuran çok olur tabii. Allah’tan bu sayfalar var da düşmanlarımızın ne zaman ne yaptığını kayıt altına alıyoruz.Alın size 4 yıl öncesinden bir yazımdan bir kısım. Tarih: 17.08.2022. Alanya–Beşiktaş maçındaki “cinayetin” ardından yazdıklarım (düdüklü katil dün ile aynı):“Son 20 yıldır Beşiktaş başkanlarının çıkıp hakemlere serzenişlerini, federasyona gidişlerini, ekranlarda atarlı giderli konuşmalarını, sabırlarının taştığını söylemelerini izlemekten yoruldum artık. Bundan sonrasını yemem. Biri çıkmış ‘kolu kırarız’ diyor. Nasıl kıracaksın? Neyine güveniyorsun? Ben söyleyeyim: Sen ve senin gibiler oldukça, kolu kırarsan bacakla gelirler. Başkan çıkmış ‘sabrımızın sonuna geldik’ diyor. Ne yapacaksın sayın başkan? Kiminle yapacaksın? Geçen sene memleketinin takımı üzerimizden geçerken neden tek laf etmedin?”Oldu mu, 06.08.2026… Değişti mi herhangi bir şey? Hem evet hem hayır… Bazı şeyler değişti tabii. Başkanlar geldi geçti, çeşit çeşit. Hocalar değişti; Valerinciler gitti, Şenolcular geldi; onlar gitti, GVB’ciler geldi. Sonra bir ara Ole yaptık falan derken şimdi tekrar efsane durağındayız… Ama değişmeyen tek bir topluluk var: Öpülenler, yani biz taraftarlar.Nasıl yapacağız, nasıl edeceğiz de bu devran dönecek? Cevap vereyim kendime: Dönmeyecek. Ülkelerin, kıtaların haritalarının yeniden çizildiği bu dünya düzeninde, bu güzel ülke iki büyüklü spor düzenine geçmesin mi yani? Hem de bizim gibi naif bir izleyici güruhu varken… Hayırlı olsun, hepimize afiyet olsun.Bülent Bilirgen / duhuliye.com