Magazin Editor
Magazin Habercisi
ÇÖKÜŞÜN SORUMLULARI ÇEBİ, ARAT VE ADALI YÖNETİMLERİDİR!Denetleme ve Divan Kurulları Neden Suskun?Beşiktaş'ta 50 yılını doldurmuş, 20 yıllık Divan Kurulu üyesi bir kişi olarak son yıllarda böyle bir rezalet yaşamadım. 80'li, 90'lı senelerde paramız yoktu, borcumuz da yoktu ama şampiyonluklar yaşıyorduk. Zira o günlerin yöneticileri kendilerine değil, "Beşiktaş'a nasıl katkı sağlarım?" hesabı yaparlardı.Sonra bugünkü, bir kısmı Beşiktaşlı bile olmayan kişiler kulübe sızdı. Bunlara yol veren, iki yemek ve bir maç bileti hesabındaki yancıları da şahsım olarak lanetliyorum. İşte destekledikleri isimlerin Beşiktaş'ımızı getirdiği nokta! Son beş sezondur hiçbir başarı yok. Biten sezonda 34 maçta kazanılan sadece 17 müsabaka; şampiyonla aradaki puan farkı 17, üstteki üç rakiple toplam puan farkı ise 40. Tam anlamıyla rezalet ama beyler vurdumduymaz bir şekilde maval okumaya devam ediyorlar. Yürekleri yanıp kan ağlayan, gerçek Beşiktaş sevgisi taşıyan camia mensupları grup grup seslerini yükseltmeye başladılar.Onlar ve bizler "Ne yapılabilir?" diye aramızda konuşup çare ararken, esas sorumlular devekuşu misali kafalarını kuma gömmüş gibiler.Kulübün kötü yönetildiğini, gereksiz ve yanlış işlerle zarara sokulup borç yükünün giderek telafisi mümkün olamayacak rakamlara yükselmesini seyretmeyip; kulüp tüzüğünün ve mevzuat hükümlerinin çerçevesinde Olağanüstü Kongre toplama kararı bile alabilecek olan Denetleme Kurulu, hazirun huzurunda coşup gürlerken bugünlerde neden sessiz kalıyor? Bu durum neyin işareti?Konularla ilgili bilgi almak düşüncesiyle Denetleme Kurulu Başkanı'nı aradım; cevap ve dönüş alamadım. Mesaj attım, ona da cevap yok. Aradığım işaret, biraz da olsa kendini belli etmişti. Denetleme Kurulu Başkanı dün ile bugün arasında ego sarhoşu olmuş olsa gerek ki saygı hususunda da duyarsızdı.Divan Kurulu Başkanı ile görüştüm, kendisinin endişelerini dinledim. Ancak Divan Kurulu maalesef icra değil, istişare kurulu görevi gördüğünden ve yaptırım gücü bulunmadığından, yönetime dilek mektubu göndermekten başka bir aksiyon alamadığını söyledi; doğruydu.Şimdi Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Serdar Adalı şahsında tüm kurul üyelerine soruyor ve cevap bekliyorum:Gelinen bu noktada niçin koltuklarınızla vedalaşıp teknik heyetinizi de yanınıza alarak kulübün önünü açmıyorsunuz?Kulüp içi gelişmelerde, bir dernek başkanının Passolig üzerinden VIP koltuk satışlarına aracılık etmesiyle ve birtakım düzenbazlıklarla insanlara yanlış yapılması karşısında bir yaptırımınız oldu mu? Bu dernek başkanının, Kulüp Başkanı'nın iş yerinde çalışıyor görünüp kulüpte iş yaptığı doğru mudur?Kulüp çalışanı gibi görünen "bankamatik personelleri" var mıdır?Geride sıraya girmiş daha çok konu var. Şimdilik ateş şulesi gibi parlayıp, volkan gibi püskürüp muradıma ermek için paşa paşa bu sorularıma cevap bekliyorum.Atıf Keçeci / duhuliye.com