Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

“Bu savunmayla şampiyonluk zor”

Magazin Editor

Magazin Habercisi
Katılım
28 Mar 2019
Mesajlar
17,280
Web sitesi
www.magazin.biz.tr
Ali Ece:En az dört tanesini göndereceksin. Yani Emrecan Uzunhan, Felix Uduokhai… Felix kalacaksa bile yanında doğru profil bulunmalı. Emirhan Topçu yerli kontenjanı açısından düşünülebilir ama şunu net söylemek lazım:Emirhan’la Agbadou’yu hiçbir maçta beraber oynatmayacaksın, asla.Bundan sonra teknik direktörle yapılan görüşmelerde “Hocam, bizim stoperlerimiz bunlar” denildiğinde bir dakika durulmalı. Çünkü Djalo dışında lider özellikleri taşıyan bir stoper yok. Böyle bir savunma hattıyla uzun vadede başarı gelmez.Bir teknik direktör gelip de “Ben bu savunmayla oynarım” diyorsa, özellikle Emirhan–Agbadou ya da Emirhan–Felix Uduokhai tandemine güveniyorsa, o noktada ciddi soru işareti oluşur. Hatta açık söylemek gerekirse, “Ben bu ikiliyle başarılı olurum” diyorsa o masadan kalkmak lazım. Çünkü mesele sadece oyuncuları sahaya sürmek değil, takımın gerçek ihtiyacını görebilmektir.Bu takımın kesinlikle lider bir stopere ihtiyacı var. Teknik direktör görüşmesinde mevcut ya da gelecek hoca sana, “Bu takıma kesinlikle lider stoper lazım, yoksa bu takım şampiyon olamaz” demiyorsa, o adamla anlaşma yapmayın.Bir de şu var; stoper tandemine karar verirken zaten elit seviyede, geriden oyun kurabilen bir savunmacı alacaksın. Rakip kaleye daha yakın oynayacağın, önde baskılı bir sistemde bu alacağın stoperle birlikte Djalo’yu kullanırsan daha mantıklı olur. Ama takım kendi kalesine daha yakın, daha derinde oynayacaksa Agbadou’dan daha fazla verim alırsın.Çünkü Agbadou hep hız ve atletizm üzerinden anlatıldı ama alan açıldıkça eksikleri daha fazla ortaya çıktı. Zaten Wolverhampton da onu dar alanda oynayan ve üçlü savunmayı tercih eden bir yapıda kullandığı için transfer etmişti.Felix Uduokhai’nin kariyerindeki en iyi dönemlere baktığında da yine üçlü savunma öne çıkıyor. Hatta bir dönem hakkında “yeni David Alaba” yorumları yapılıyordu. Emirhan Topçu da aynı şekilde üçlü savunmaya daha uygun bir stoper profili.Djalo benim de favori stoperim değil ama Sergen Hoca’nın Djalo’ya biraz negatif ayrımcılık yaptığını düşünüyorum. Evet, top kaptırıp gole sebep olduğu maçlar oldu ama aynı hataları Emirhan da yaptı, Agbadou da yaptı. Savunma kadar önemli bir başka konu da sistem. Mesela biri gelip “Ben 4-2-3-1 oynatacağım” diyorsa ama takımda doğal bir sol açık olmadığını fark etmiyorsa orada da problem vardır. Çünkü şu an Devrim dışında orijinal mevkisi sol açık olan bir oyuncu yok.Bir kere Semih Kılıçsoy’u sol önde yazmayı bırakmak lazım. Semih orada olmuyor. Onu santrfor oynatacaksın. Mustafa Hekimoğlu yerine Semih’i merkezde kullanmak daha mantıklı.Hyeon-gyu Oh, Mustafa Hekimoğlu ve El Bilal Touré üzerinden bir plan yapılabilir ama mümkünse Semih–Oh ikilisi düşünülmeli. Eğer El Bilal alınmayacaksa, onun maliyetine daha net bitirici bir santrfor tercih edilmeli. Mesela Patrick Schick tarzı bir profil fırsat oluşursa değerlendirilebilir. Gerekirse sistemi değiştirir, 4-4-2 oynarsın.Semih’in durumu teknik direktöre göre yeniden şekillenebilir. Çünkü Cagliari onu başka bir takıma satmak amacıyla alabilir ama şu anki performansıyla bu onlar için bile yüzde 50 risk taşıyor.Kanat hattına da mutlaka takviye şart. Sol açık da oynayabilecek, sağ açık da oynayabilecek bir oyuncu alınmalı. Hatta bir tane daha ekleme yapılmalı. Açık konuşayım; doğal bir sol açık alınmıyorsa sezona başlanmamalı.Bir teknik direktör gelip “4-2-3-1 ya da 4-3-3 oynatacağım” deyip de “Bu takımda doğal sol açık yok” demiyorsa, ona da “Biz sizi arayacağız” denip bir daha aranmamalı. Çünkü bu, takımın temel problemini görememek demektir.Orta sahada da eksikler var ama ideal dünyada herkes sıfırdan kurmak ister. Çok iyi iki kaleci alırsın, bir santrfor daha eklersin ama Beşiktaş’ın ekonomik gerçekleri buna izin vermiyor. Devre arasında bile gelecek yaz bütçesinden ekstra harcama yapıldı.Futbol dışı projeler, Dikilitaş gibi gelir yaratacak hamleler önemli ama futbol takımının Avrupa gelirinden mahrum kalması büyük kayıp oldu. Çünkü Avrupa kupalarına katılamadı. Yönetimin ilk hedefi Avrupa ön elemesini geçmek olmalı.Dünya Kupası’nı izleyip “Şu oyuncu iyiymiş” mantığıyla transfer yapılmaz. Dünya Kupası bittikten sonra değil, 15 Haziran’a kadar teknik direktör ve futbol direktörüyle birlikte en acil üç transfer bitirilmiş olmalı. Çünkü takımın temel ihtiyaçları erkenden çözülmeli; sezon başladıktan sonra eksik kapatmaya çalışırsan yine aynı döngü yaşanır.Duhuliye.com