Attığı her adımda peşini bırakmayan o kargaşadan uzakta, K-Pop süperstarı V oldukça sakin ve rahat birine benziyor. Peki, hayatı sahneler üzerine kurulu olan birini böylesine dengede tutan şey ne?
Metin: Ted Stansfield
Fotoğraf: Erika Kamano
Styling: Yejin Kim
Fotoğraf: Erika Kamano
Styling: Yejin Kim
V nereye giderse gitsin, çığlıklar ona eşlik eder. İster bir moda defilesine katılıyor, ister biletleri tamamen tükenmiş bir arenada sahne alıyor, hatta camları karartılmış SUV aracından beş yıldızlı bir otelin lobisine kısa bir mesafe yürüyor olsun; BTS yıldızının hayatı, kulakları sağır eden çığlıklardan oluşan kesintisiz bir koro eşliğinde geçer.
Onunla kalabalıktan uzakta, Paris‘in merkezindeki sıradan bir stüdyoda bir araya geldiğimde, bu çılgınlık hali ile onun sakin ve nazik tavrı arasındaki tezatlık çarpıcı bir şekilde göze çarpıyor. V; yüz yüze görüşmelerde yumuşak bir ses tonuyla konuşan, kusursuz bir nezakete sahip ve muzip, hafif şapşal bir mizah anlayışı olan biri. Bu özelliklerin birleşimi, onu son derece sempatik kılıyor. Fotoğraf çekimi haricinde, onunla yalnızca iki kısa görüşme yapmamıza izin veriliyor; her iki sohbet de kesinlikle kayıt dışı tutuluyor. (Yine de şunu teyit edebilirim ki; kendisini tanıttı, daha önce Kore’ye gidip gitmediğimi sordu, bir dahaki Seul ziyaretimde bana bazı restoranlar önerebileceğini söyledi ve derginin kapağında yer almaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek bize teşekkür etti.) V‘nin —grup arkadaşları j-hope, Jimin, Jin, Jung Kook, RM ve SUGA ile birlikte— elde ettiği başarının boyutlarını kavramak güç. BTS, 2024 yılında Spotify‘da tüm zamanların en çok dinlenen grubu unvanını kazandı ve bu yılın Mart ayında yayınlanan onuncu albümleri ARIRANG ile tüm platformlarda toplam 100 milyar dinlenme barajını aşan ilk grup oldu. The Beatles ile birlikte, ABD Billboard listesinde tek bir yılda 3 kez bir numaraya yükselen albüme imza atan tarihteki iki gruptan biri olma özelliğini taşıyorlar. Hatta kültürel etki açısından bakıldığında, onlarla anlamlı bir kıyaslama yapılabilecek tek grup The Beatles‘tır. Güney Kore’yi ziyaret eden her 13 turistten biri, ülkeye gelişinin temel nedeni olarak BTS‘i gösteriyor ve grup, Kore ekonomisine her yıl tahmini 4.65 milyar ABD doları tutarında katkı sağlıyor. V, zengin bariton sesi ve retro-romantik tarzıyla (bkz. salaş kesimlere ve Michael Rider imzalı Celine tasarımlarına olan düşkünlüğü) tanınan, grubun ruh dolu moda divası‘dır (bu ifade kendisine stilisti tarafından yakıştırılmıştır). 2021’de hesabını açtıktan sadece 43 dakika sonra 1 milyon takipçiye ulaşarak Guinness Dünya Rekoru kıran sanatçı, şu anda 75 milyonu aşkın hayran kitlesiyle platformun en çok takip edilen erkek K-Pop sanatçısı konumundadır.
Tüm bunlar, V‘nin günümüz pop dünyasındaki en etkileyici güçlerden biri olduğunu gösteriyor. Peki, sanatçının kendisi hakkında neler biliyoruz? Kendisi 30 yaşında ve kısa süre önce Güney Kore ordusunda, askeri polise bağlı seçkin bir terörle mücadele biriminde 18 aylık zorunlu askerlik hizmetini tamamladı. 30 Aralık 1995’te Güney Kore’nin en büyük dördüncü şehri olan Daegu’da dünyaya geldi ve anne-babası çalıştığı için büyük ölçüde babaannesi ve dedesi tarafından büyütüldü. Henüz 17 yaşındayken, bir arkadaşına seçmelerde eşlik ettiği sırada yetenek avcıları tarafından fark edilip BTS ile çıkışını gerçekleştirdi. Grupla geçen on yılı aşkın sürenin ardından, Eylül 2023’te Layover adlı ilk mini albümüyle solo kariyerine adım attı. Güneş burcu Oğlak, Ay burcu Koç ve (BTS hayran sitelerine göre) yükselen burcu Yay’dır. Hayvanları çok sever; Yeontan adında siyah-kahverengi tonlarında bir Pomeranian cinsi köpeği vardı ancak ne yazık ki köpeği 2024 yılında hayatını kaybetti. Caz, fotoğrafçılık, sanat ve modadan; ayrıca Bing Crosby, Louis Armstrong, Kurt Cobain ve John Legend gibi isimlerden hoşlanır. Bu müzisyenlerin bazı özelliklerini dumanlı bir kulüpteki havalı adam estetiğine yansıtmasına rağmen, kendini fazla ciddiye almaz; nitekim Weverse‘te hayranlarıyla yaptığı filtresiz sohbetler, Run BTS programındaki genel şakacı tavırları ve YouTube’ta giderek acılaşan tavuk kanatlarını yeme konusundaki istekliliği bunun kanıtıdır.
Sahne, V‘nin doğal yaşam alanı gibidir. Öylesine büyük bir rahatlık ve ustalıkla performans sergiler ki, onun bu iş için doğduğu ve eğitildiği apaçık bellidir. Grubun devam eden dünya turnesinin Londra ayağında, bunaltıcı Temmuz sıcağına rağmen neredeyse hiç terlemeden; kusursuz vokallerden hatasız koreografilere süzülerek sahnede dolaştığı görülmüştü. Onun performansını izlemek akla binbir soru getiriyor. Nasıl hissediyor? Bu hayattan keyif alıyor mu? Sürekli kendisine çığlıklar atılması nasıl bir duygu? Mutlu mu? Gruptan bağımsız arkadaşları var mı? Onlarla ne zaman vakit geçiriyor? Neler yapıyorlar? Kimse izlemiyorken aklından neler geçiyor? Gizli Instagram hesabının (Finsta) keşfet sayfası nasıl görünüyor? Askerlik dönemi nasıldı? Bu süreçten keyif aldı mı? Birliğinden görüştüğü kimse var mı? Pek çok kişi tarafından tanınıp da aslında çok az kişi tarafından gerçekten bilinmek nasıl bir his?
K-Pop endüstrisinin ketum yapısı, bu soruların birçoğunun cevapsız kalacağı —en azından burada yanıtlanmayacağı— anlamına geliyor. Yine de aşağıda, global popüler kültürün zirvesinde yer alan bu idolü daha yakından tanımaya yönelik bir girişimimiz yer alıyor.
Uzun zamandır hayatınız çok yoğun geçiyor. Sizi dengede tutan ve sağlam hissettiren şeyler neler?
Her şeyin bu kadar hızlı aktığı bir ortamda dengemi korumama yardımcı olan şey, içinde bulunduğum anın kıymetini bilmeyi öğrenmek. Sürekli acele etmeden ya da bir şeyler başarma zorunluluğu hissetmeden de güzel bir gün geçirebileceğim gerçeğine odaklanmaya çalışıyorum. Yoğun bir hayatın içindeyken bile yavaşlamanın ve şu an bulunduğum yerin tadını çıkarmanın önemli olduğunu fark ettim.
Kendinizle yeniden bağ kurmanızı sağlayan şeyler neler?
Şu anda BTS ile turnedeyken, kendimle yeniden bağ kurmamı en çok sağlayan şey sahnede olmak. Performansım aracılığıyla kim olduğumu tam anlamıyla ifade edebildiğim o anlar, kendimi en çok “ben” gibi hissettiğim anlar. Bir diğer önemli unsur ise hayranlarımız, yani ARMY. Onlar bana neden bu yolu seçtiğimi hatırlatıyor ve bu yolculuğa ilk başta başlamamı sağlayan o tutkuyu yeniden hissetmeme yardımcı oluyorlar.
Müzisyen olmasaydınız ne yapıyor olurdunuz?
Bunu daha önce düşündüm ama ne zaman düşünsem biraz ürkütücü geliyor; bu yüzden kendime, olayları gereğinden fazla kurcalamayı bırakmamı söylüyorum. Bu düşünce, müzik yapabildiğim için ne kadar minnettar olduğumu bana hatırlatıyor. Şu anki hayatımdan memnunum, bu yüzden sadece her anın tadını çıkarmaya ve elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum.
BTS ile çıkış yaptığınızda 17 yaşındaydınız. Daha genç halinizdeki kendinize ne gibi tavsiyeler verirdiniz?
Daha genç halime tek bir tavsiye verebilseydim, ona müziğe odaklanmaya devam etmesini söylerdim. Müziğin ötesindeki şeylere merak duyduğu anlar olabilir ve yeni deneyimler keşfetmek önemlidir; ancak ona, bu yolculuğa neden başladığını asla unutmamasını ve müziğe yüreğini katmaya devam etmesini hatırlatırdım.
İlk çıkışınızı yaptığınızdan bu yana başarı tanımınız değişti mi?
İlk çıkışımı yaptığımda, sanırım başarıya dair çok basit bir tanımım vardı. Televizyona çıkabilirsem başarılı olmuşumdur diye düşünürdüm. Ama artık başarıyı biraz daha farklı görüyorum. Müziğimi ve hikayemi insanlarla paylaşabilmek hâlâ çok anlamlı; ancak başarının aynı zamanda sevdiğim işi yapmaya devam edebilmek ve iyi bir şekilde hatırlanmakla ilgili olduğunu düşünüyorum.
Aldığınız en iyi tavsiye nedir? Ve bunu size kim vermişti?
Aklımda yer eden tavsiyelerden biri şuydu: “İyi iş çıkardın, şu an da iyi gidiyorsun ve her şey yoluna girecek; o yüzden güzelce dinlen.” Bu, kendime olan güvenimin azaldığı ve biraz cesarete ihtiyaç duyduğum bir anda, benden daha deneyimli yakın bir arkadaşımın bana söylediği bir şeydi. O sözleri hâlâ hatırlıyorum çünkü en çok ihtiyaç duyduğum anda bana huzur vermişlerdi. Bazen, bunca yıl sonra bile, o basit mesaj aklıma geliyor ve bana yola devam etmem gerektiğini hatırlatıyor.
30 yaşına girmek sizin için nasıldı? Bu yaşa geldikten sonra düşünce yapınız değişti mi?
Dürüst olmak gerekirse, 30’lu yaşlara adım attığımda büyük bir değişiklik olduğunu düşünmüyorum. Eskisine kıyasla toparlanmak için biraz daha fazla zamana ihtiyaç duyduğumu fark etmem dışında, pek bir şeyin değiştiğini hissetmiyorum. Hâlâ aynı tutkuya ve aynı zihniyete sahip, aynı kişiyim.
Hayatınızda büyükannenizin ne kadar önemli bir yeri olduğundan sık sık bahsediyorsunuz. Onunla ilgili, bugün hâlâ aklınızdan çıkmayan özel bir anınız var mı?
Büyükannem benim için çok anlamlı bir insan. Büyürken bana hep çok lezzetli yemekler hazırlardı; bu yüzden ilkokul çağına gelene kadar dışarıda yemek yediğimi pek hatırlamıyorum. Sanırım dışarıda ilk kez yemek yediğim an, ilkokul mezuniyet günümdü. O anın ne kadar özel hissettirdiğini ve onun yemeklerinden ne kadar büyük bir keyif aldığımı hâlâ hatırlıyorum. Geriye dönüp baktığımda, büyükannemle geçirdiğim o anların sevgi ve ilgiyle dolu olduğunu görüyorum; onlar bugün bile büyük bir değer verdiğim anılar.
Yeni BTS albümünüzü nasıl tanımlarsınız? İnsanlarda nasıl bir his uyandırmasını isterdiniz?
ARIRANG, BTS’in kimliği ve köklerimizle ilgili bir çalışma. Bu albümün, gelişimimizi ve yıllar içinde nasıl bir noktaya geldiğimizi yansıttığına inanıyorum. Albüm hazırlık sürecinde farklı kişiliklerimiz ve bakış açılarımız bir araya geldi; bence müziği daha renkli ve samimi kılan da işte bu farklılıklar oldu. Nihayetinde, ARIRANG’ın farklı nesillerden ve kültürlerden insanlara hitap edebilen, zamansız bir eser olmasını umuyoruz.
Gruptaki rolünüzü hem müzikal açıdan hem de kişilik olarak nasıl tanımlarsınız?
Kendimi, grup içindeki enerjiyi dengelemeye yardımcı olan biri olarak görüyorum. Eğer ortamın enerjisi aşırı yükselirse bunu yatıştırıp sakin bir hava yaratmaya çalışırım; işler biraz fazla durgunlaştığında ise atmosferi canlandırmaya gayret ederim. Doğru dengeyi kurmaya katkı sağladığımı hissediyorum.
Kendinizi ne zaman özgüvenli hissedersiniz?
Kendimi en çok bir performansın hemen ardından özgüvenli hissederim. Bir gösteriden sonra otel odama döndüğümde genellikle büyük bir enerji ve özgüvenle dolarım; çünkü sahnenin heyecanını hâlâ üzerimde taşırım. Otele dönüp duş alır, büyük bir memnuniyet ve gurur duygusuyla uykuya hazırlanırım; ancak adrenalin hâlâ etkisini sürdürdüğü için hemen uykuya dalmak her zaman kolay olmayabilir.
İnsanların sizin hakkınızda sıkça varsaydığı ama aslında pek de doğru olmayan bir şey nedir?
Oldukça dürüst bir insanım, bu yüzden hakkımda sıkça yanlış anlaşılan bir şey olup olmadığından emin değilim. Yine de insanların merak ettiği veya öğrenmek istediği bir şey varsa, bunu sormalarından memnuniyet duyarım.
Şu sıralar neler merak ediyorsunuz? Müziğinizle hiç ilgisi olmayan, öğrenmeye veya anlamaya çalıştığınız bir şey var mı?
Bugünlerde piyano öğrenmeye epey merak sardım. Kendi hızımda ilerleyerek keyif aldığım ve keşfettiğim bir uğraş bu. Eğer müzikle tamamen alakasız bir şeyden bahsedecek olursak, seyahat diyebilirim. Yavaşlayabileceğim, yeni ortamların tadını çıkarabileceğim ve anı yaşamak için kendime vakit ayırabileceğim, sakin bir seyahat deneyimini dört gözle bekliyorum.
İnsanlar yıllar sonra kariyerinize dönüp baktıklarında, sadece işlerinizle değil, bir birey olarak da nasıl hatırlanmayı umuyorsunuz?
İnsanların beni, geniş bir duygu yelpazesini ifade edebilen bir sanatçı olarak hatırlamasını umuyorum. İşlerimin farklı hisleri ve hikâyeleri yansıtmasını ve bu duyguların insanlara kendi yollarıyla ulaşabilmesini diliyorum.
Kaynak: Dazed
The post BTS’ten V, CELINE Marka Elçisi Olarak DAZED Dergisinin Sonbahar 2026 Sayısında Kapak Yıldızı Oldu appeared first on KoreZin.