Magazin Editor
Magazin Habercisi
Beşiktaş sistematik şekilde geriye itiliyor, bunun adına da “yanlış yönetim” deniyor. Seçtiğimiz başkanlar, yönetimler, kongre düzeni… Hepsi bu tablonun sorumlusu.Sayın Serdal Adalı’dan Beşiktaş taraftarının beklentisi büyüktü. Kabul etmek lazım ki son 26 sene içinde gelen başkanlar arasında en başarısız başkan oldu.Sayın Serdal Adalı, bundan evvel 3 kez aday olup kazanamayan bir isimdi. Son seçimde rekor oy almasının tek sebebi, herkesin bu krizden çıkaracağına inandığı için değildi. Sayın Hasan Arat yönetimine karşı duyulan rahatsızlıktan dolayı oyların büyük kısmını Sayın Serdal Adalı aldı.Sayın Hüseyin Yücel ise Sayın Hasan Arat yönetiminde yer almamış olsaydı, bugün çok büyük ihtimalle açık farkla başkan seçilirdi.Ersin Destanoğlu hariç tüm oyuncular Sayın Serdal Adalı döneminde transfer edildi. Şimdi çıkıp da “Şu kadar transfer dönemi lazım” demeye kalkmayın. Bugüne kadar geçen transfer dönemi içinde harcadığınız paraları, aldığınız oyuncuları da gördük. Gidenler, gelenlerden çok daha iyi oyunculardı.Sorunun özü yalnızca birkaç transfer başarısızlığı değildir. Beşiktaş’ta uzun yıllardır tekrar eden bir döngü göze çarpmaktadır: Her yeni yönetim, selefinin kurduğu kadroyu büyük ölçüde tasfiye etmekte; süreç “sil baştan” başlamakta, mali yük artmakta, sportif başarı gelmeyince de yeniden yönetim değişikliği gündeme gelmektedir. Bu kısır döngü kırılmadığı sürece kulübün istikrarlı bir yükseliş yakalaması güç görünmektedir.Sayın Serdal Adalı’nın seçimi kazanmak için verdiği vaatlerin aklımızda kalan birkaçını hatırlayalım:“Beşiktaş’ın artık bir saniye bile kaybedecek vakti kalmadı” dedi, hâlâ o vaktin gelmesini bekliyoruz.“Futbol takımını ayağa kaldırmak için 2-3 tane transferi hemen bitirip ligde yukarı çıkıp Avrupa kupalarına katılmak istiyoruz” dedi.“Listemizde 20-23 yaş arasında 72-73 gurbetçi futbolcu var. Bu listeye ağırlık vereceğiz” dedi. Bahsettiği listeden bir tanesini görebildik, o da Taylan. Bu sene başında alındı.“Kimsenin aklının ucundan geçmeyecek futbolcuları alır gelirim” deyip 3 transfer döneminde, bir adet kendi mevkisi sol kanat olan futbolcu bile alamadı.“11 Mayıs 2025’e kadar Bankalar Birliği’nden çıkacağız” deyip 2 yıl olmasına rağmen hâlâ çıkamadık.“Havalimanına yakın, tapusu Beşiktaş’a ait olmayan bir yer kazandırıp gelir yaratacağım” dedi. Tapu sahipleriyle anlaştık diye belgeler gösterdi. Seçildikten sonra bir daha o projeyi asla duymadık.Bu sene devre arasının son günlerinde “Kaleci alacağız” dedi. Tuttuğu tek sözü bu oldu. Aldığı kalecinin durumu ortada. Yeni sezon için alacakları da böyle olacak. Mazeret de hazır: “Avrupa’da yokuz, kimse gelmek istemiyor.”Artık boş vaatlere karnımız tok. Geldiğiniz günden beridir göstermiş olduğunuz performans ortada. Ligde 2 sezondur ilk üçe giremedik, Türkiye Kupası’nda kendi sahamızda Göztepe’ye ve Konyaspor’a karşı elendik. Avrupa arenasında ise önce UEFA Avrupa Ligi, ardından Konferans Ligi hedefleri dile getirilmişti; ancak her iki kulvarda da beklentilerin oldukça gerisinde kaldık.Ne var ki başarıya giden yol yalnızca hedef belirlemekle olmuyor; bu hedefi destekleyen doğru kadro mühendisliğiyle mümkün. Bunu da bugüne kadar gerçekleştiremediniz.Masis Kuyumcu Duhuliye.com