Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

Beşiktaş’ta Bir Şeyler Değişiyor: Önder Özen’e Sahip Çıkın!

Magazin Editor

Magazin Habercisi
Katılım
28 Mar 2019
Mesajlar
19,800
Web sitesi
www.magazin.biz.tr
Taraftar olarak “Acaba bu sene farklı olacak mı?” umuduyla başladık yine… Her ne kadar birçok konuda karbon kâğıdı konulmuş gibi aynı işlere şahit olsak da onları görmezden geliyor, almaza yatıyoruz.Yine takılıyoruz bir oyuncunun peşine. Hatırlayın; taraftar sabah kalkıyor Sancho, akşam yatıyor Sancho. Bu sene de aynısını Kleopatra’nın akrabasına yaptık.Görmezden geldiğimiz aynı şeyler sadece bununla da sınırlı değil. Eskinin eğitimli, dil hâkimiyeti üst düzey, entelektüel gazeteci modellerinin yerini alan ve en büyük özellikleri duyumculuk olan kişilerin, yalnızca para ve popülerlik uğruna insanların ruh hâlleriyle oynamaları da değişmedi. Taraftar bu kısır döngüden bir türlü çıkamıyor.Yazının buraya kadarki bölümü ne yazık ki işin siyah tarafı… Ama bizde siyah varsa yanına beyazı da koyarız.Futbolda işin emekçiler bölümünde bir devrim oluyor. Farkına belki de daha sonra varacağız. Önder Özen gibi birinin bu ekibe dâhil edilmesi başkana artı yazar.Son günlerde yukarıda bahsettiğim duyumcu tayfanın ve başka beslemelerin Önder Özen’e karşı yaptıkları linç girişimlerini hepimiz görüyoruz. Başkan ve yönetim kurulu da görüyordur ve kendisine sahip çıkıyordur inşallah.Ben Önder Özen’i hiç tanımam, kendisiyle tek kelime etmişliğim yoktur. Ancak hem bizdeki ilk döneminde hem de Fenerbahçe’deki döneminden hatırladığım kadarıyla çok fazla duygusal tepkiler veren bir kişilik. Kendisini hemen kaybedebiliriz. Yönetimi naçizane uyarayım da yaptıkları doğru işin içine limon sıkmasınlar.Önder Hoca’ya da bir söz söyleyebilseydim herhâlde şöyle derdim:“Bu kadar futbol cahilinin olduğu ortamlarda bilgi ve görgü sahibi bir adamın çalışması zordur, tahmin ediyorum. Ama çok da takmasan iyi olur. İşi bilmez yönetici gelir akıl verir, beslenememiş duyumcu sosyal medyadan saplar… Bunlar olacak. Kişisel algılama. Sen orada aileni ve kendini değil, büyük bir camiayı temsil ediyorsun. Bozma moralini.”Sonra bir hoca bulmuşuz… Namuslu oğlu namuslu — iş yapışı anlamında. “Yahu, bu takımı ben kurmadım ki!”, “Bu oyuncuların yerine beş transfer dönemi lazım.” ya da “Yetkilisi olduğum ama sorumlusu olmadığım bir takım bu.” demeden, kendini yırtarcasına çalışıyor.Bunu gören futbolcu da kendisine saygı duyuyor ve ondan ne istenirse vermeye çabalıyor. İşte Beşiktaş emekçilerinin devrimi böyle başlamış durumda.Sezonun şu aşamasında, daha kadro tamamlanmamışken dilimiz teknik yorum yapmaya bile dönmez. O yüzden biraz daha bekleyelim.Bireysel olarak ise kaleci hakkında hiç yorum yapmayacağım. Nazarımın değmesini istemiyorum; beni bu rüyadan kimse uyandırmasın.İlhan’ı çok beğendim. Sol bek ise maçın ilk yarısında yapmaya çalıştığı ancak başaramadığı bir savunma müdahalesi sonrasında kırmızı kart potansiyelini gösterdi. Sonrasında da korktuğumuz başımıza geldi.Bu arada müthiş bir hücumcu; tam istediğim model. Adamın savunma müdahaleleri bile topu kapıp gitmeye yönelik. Ön tarafı çok ama çok iyi oynayacağına eminim. Hoca ona savunma yapmayı da öğretecektir.Salih için tek kelime söylesem herhâlde “cuk” olurdu. Ama tabii ki bu gözler sabırsızlıkla Trossard’ı bekliyor.Son olarak, Serdal Başkan’a camianın duyduğu güvenin hâlâ üst seviyelerde olduğunu düşünüyorum. Bundan sonraki transferlerde de doğru kararlar verecektir.Dedim ya; büyük büyük anneannesi Kleopatra olan oyuncunun, kendisinin ve menajerinin bir oraya bir buraya dans ettiği transferi Trabzon şehrinin büyük desteklerle bitirmesi başkana eksi yazmaz…Bülent Bilirgen Duhuliye.com www.duhuliye.comSosyal medyada bizi takip etmeyi unutmayın!twitter - instagram - youtube - tiktok - facebookDuhuliye | Beşiktaş'ın Kalbi | © 2026
 

Magazin Editor

Magazin Habercisi
Katılım
28 Mar 2019
Mesajlar
19,800
Web sitesi
www.magazin.biz.tr
Taraftar olarak “Acaba bu sene farklı olacak mı?” umuduyla başladık yine… Her ne kadar birçok konuda karbon kâğıdı konulmuş gibi aynı işlere şahit olsak da onları görmezden geliyor, almaza yatıyoruz.Yine takılıyoruz bir oyuncunun peşine. Hatırlayın; taraftar sabah kalkıyor Sancho, akşam yatıyor Sancho. Bu sene de aynısını Kleopatra’nın akrabasına yaptık.Görmezden geldiğimiz aynı şeyler sadece bununla da sınırlı değil. Eskinin eğitimli, dil hâkimiyeti üst düzey, entelektüel gazeteci modellerinin yerini alan ve en büyük özellikleri duyumculuk olan kişilerin, yalnızca para ve popülerlik uğruna insanların ruh hâlleriyle oynamaları da değişmedi. Taraftar bu kısır döngüden bir türlü çıkamıyor.Yazının buraya kadarki bölümü ne yazık ki işin siyah tarafı… Ama bizde siyah varsa yanına beyazı da koyarız.Futbolda işin emekçiler bölümünde bir devrim oluyor. Farkına belki de daha sonra varacağız. Önder Özen gibi birinin bu ekibe dâhil edilmesi başkana artı yazar.Son günlerde yukarıda bahsettiğim duyumcu tayfanın ve başka beslemelerin Önder Özen’e karşı yaptıkları linç girişimlerini hepimiz görüyoruz. Başkan ve yönetim kurulu da görüyordur ve kendisine sahip çıkıyordur inşallah.Ben Önder Özen’i hiç tanımam, kendisiyle tek kelime etmişliğim yoktur. Ancak hem bizdeki ilk döneminde hem de Fenerbahçe’deki döneminden hatırladığım kadarıyla çok fazla duygusal tepkiler veren bir kişilik. Kendisini hemen kaybedebiliriz. Yönetimi naçizane uyarayım da yaptıkları doğru işin içine limon sıkmasınlar.Önder Hoca’ya da bir söz söyleyebilseydim herhâlde şöyle derdim:“Bu kadar futbol cahilinin olduğu ortamlarda bilgi ve görgü sahibi bir adamın çalışması zordur, tahmin ediyorum. Ama çok da takmasan iyi olur. İşi bilmez yönetici gelir akıl verir, beslenememiş duyumcu sosyal medyadan saplar… Bunlar olacak. Kişisel algılama. Sen orada aileni ve kendini değil, büyük bir camiayı temsil ediyorsun. Bozma moralini.”Sonra bir hoca bulmuşuz… Namuslu oğlu namuslu — iş yapışı anlamında. “Yahu, bu takımı ben kurmadım ki!”, “Bu oyuncuların yerine beş transfer dönemi lazım.” ya da “Yetkilisi olduğum ama sorumlusu olmadığım bir takım bu.” demeden, kendini yırtarcasına çalışıyor.Bunu gören futbolcu da kendisine saygı duyuyor ve ondan ne istenirse vermeye çabalıyor. İşte Beşiktaş emekçilerinin devrimi böyle başlamış durumda.Sezonun şu aşamasında, daha kadro tamamlanmamışken dilimiz teknik yorum yapmaya bile dönmez. O yüzden biraz daha bekleyelim.Bireysel olarak ise kaleci hakkında hiç yorum yapmayacağım. Nazarımın değmesini istemiyorum; beni bu rüyadan kimse uyandırmasın.İlhan’ı çok beğendim. Sol bek ise maçın ilk yarısında yapmaya çalıştığı ancak başaramadığı bir savunma müdahalesi sonrasında kırmızı kart potansiyelini gösterdi. Sonrasında da korktuğumuz başımıza geldi.Bu arada müthiş bir hücumcu; tam istediğim model. Adamın savunma müdahaleleri bile topu kapıp gitmeye yönelik. Ön tarafı çok ama çok iyi oynayacağına eminim. Hoca ona savunma yapmayı da öğretecektir.Salih için tek kelime söylesem herhâlde “cuk” olurdu. Ama tabii ki bu gözler sabırsızlıkla Trossard’ı bekliyor.Son olarak, Serdal Başkan’a camianın duyduğu güvenin hâlâ üst seviyelerde olduğunu düşünüyorum. Bundan sonraki transferlerde de doğru kararlar verecektir.Dedim ya; büyük büyük anneannesi Kleopatra olan oyuncunun, kendisinin ve menajerinin bir oraya bir buraya dans ettiği transferi Trabzon şehrinin büyük desteklerle bitirmesi başkana eksi yazmaz…Bülent Bilirgen Duhuliye.com www.duhuliye.comSosyal medyada bizi takip etmeyi unutmayın!twitter - instagram - youtube - tiktok - facebookDuhuliye | Beşiktaş'ın Kalbi | © 2026