Magazin Editor
Magazin Habercisi
Burası BeşiktaşDüşme hattındaki takımların dahi gelip puan alıp gittiği, yapılan onca transfere rağmen sahada hiçbir karşılığı olmayan bir yapı kabul edilemez.Önümüzdeki sezon artık “köprüden önceki son çıkış”tır.Biz artık masal dinlemek istemiyoruz.Sayın Başkan, seçim öncesi verdiğiniz sözleri hatırlayın:“Kasım ayında havlu atmayan bir Beşiktaş izleyeceksiniz” demiştiniz.Kasım’ı bırakın, biz Eylül sonunda havlu attık.Ekonomik vaatleriniz nerede?* Havalimanına yakın arsa,* Bankalar Birliği’nden çıkış,* Borçların kapanması…Bunların hiçbiri somut şekilde ortada yok. Tapu görmeden, sonuç görmeden bu söylemler artık inandırıcılığını yitirmiştir.Dikilitaş projesi ortadadır.Fulya’dan elde edilmesi gereken fayda ortadadır.Mevcut varlıklara dahi sahip çıkılamamıştır.Transferler mi?Zaten herkes gerçeği görüyor.Sonuç: Başarısız.Hakem hataları üzerinden 20 puan kaybedildiği söylendi.“Gerekeni yapacağız” denildi.Sonuç ne oldu?Puan kayıpları devam etti.Sezon bittikten sonra “20 puanımız gitti” demenin hiçbir anlamı yoktur.Beşiktaş’ta bugün yaşanan tabloyu tek boyutlu değerlendirmek doğru değildir.Basketbol şubemizin EuroCup’ta tarihi bir finale yükselmesi, geçmişten gelen doğru yapılanmanın ve mevcut yönetimin bu alandaki katkısının önemli bir sonucudur. Aynı şekilde engelli basketbol takımımızın elde ettiği başarılar da camiamız adına gurur vericidir. Bu vesileyle emeği geçen herkesi tebrik etmek gerekir.Ancak bu başarıların, kulübün lokomotifi olan futbol şubesindeki ağır tabloyu örtmesi mümkün değildir.Amatör branşların manevi değeri tartışılmazdır; fakat kulübün mali yapısını taşıyan, marka değerini belirleyen ve milyonların gönlündeki yeri şekillendiren esas unsur futboldur.Bu nedenle futboldaki başarısızlık artık tolere edilebilir bir noktayı çoktan aşmıştır.Beşiktaş camiası;Ekim’de, Kasım’da havlu atan,taraftarını her sezon erkenden umutsuzluğa sürükleyen,buna rağmen her yıl ciddi maliyetler oluşturan bir yapıyı hak etmemektedir.Bugün geldiğimiz noktada Beşiktaş;mücadele eden, inanan, sonuna kadar savaşan bir takım kimliğinden uzaklaşmış,her sezon başarısızlığa alışan,taraftarını erken hayal kırıklığına uğratan bir kulüp görüntüsüne bürünmüştür.En acı olan ise şudur:Bu kulübün gerçek sahibi olan taraftar;son parasını verip kombine alan,hayalini Beşiktaş üzerine kuran emekçi insanlar ve Çarşı grubudur.Ve bu insanlar artık sadece kaybetmeye değil,umutsuzluğa alıştırılmaktadır.Öte yandan sportif başarısızlıkla birlikte mali disiplinin de sağlanamaması tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır.Borç yükü artmaya devam etmekte, yapılan harcamaların sahaya yansıması ise neredeyse yok denecek seviyededir.Bugün geldiğimiz noktada;ne kısa vadeli bir plan,ne uzun vadeli bir proje,ne de güven veren bir yönetim anlayışı bulunmaktadır.Beşiktaş artık bir spor kulübü gibi değil,adeta patolojik bir vaka gibi yönetilmektedir.Eğer bu durum acilen düzeltilmez ve bu gidişat alışkanlığa dönüşürse,sonrası çok daha ağır olacaktır.Beşiktaş’ın kaybedecek bir günü daha yoktur.Artık söz değil, sonuç zamanıdır.Masis Kuyumcu / duhuliye.com