Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

🚀 TÜRKİYE'NİN SOSYAL FORUMU

SosyalForum.net'e Katıl!

Gündem • Magazin • Teknoloji • Oyun • Sohbet • Yardımlaşma

💬 📰 🎮 🔥
Foruma Git →

Beşiktaş'ın iç sahada en büyük kozu...

🚀 TÜRKİYE'NİN SOSYAL FORUMU

SosyalForum.net'e Katıl!

Gündem • Magazin • Teknoloji • Oyun • Sohbet • Yardımlaşma

💬 📰 🎮 🔥
Foruma Git →

Magazin Editor

Magazin Habercisi
Katılım
28 Mar 2019
Mesajlar
26,042
Web sitesi
www.magazin.biz.tr
Beşiktaş'ın bu sezon en büyük kozu yine taraftarı. Müthiş bir tribün desteği var iç sahada. Beşiktaş'tan rakiplerin puan alması bu yaratılan atmosferde çok zor. Taraftar takımına inanmış, bu da sahada oynayan oyunculara yansıyor. Futbolu az çok takip eden herkes şunu çok iyi bilir: Taraftar deyince Türkiye'de Beşiktaş'ı taklit eden ama hiçbir zaman başarılı olamayan diğerleri olmuştur!Dolmabahçe’de uzun zamandır özlediğimiz daha önemli bir şey var: Bir teknik direktörün sahaya koyduğu net bir oyun fikri.Vincenzo Italiano’nun Beşiktaş’ı artık tesadüflerle maç kazanan, bireysel yeteneklerin ayağına bakan bir takım değil. Nerede baskı yapacağını, topu nereden çıkaracağını, rakibi hangi bölgede sıkıştıracağını ve hücum ederken sahayı nasıl paylaşacağını bilen bir takım görüntüsüne doğru gidiyor. En önemlisi de şu: Beşiktaş artık topa sahip olmak için topa sahip olmuyor.Amaç rakibi kendi yarı sahasına yerleştirmek, paslarla savunmanın şeklini bozmak ve oluşan boşluğa mümkün olduğunca hızlı girmek. Orkun’un oyunun merkezine yerleşmesi, Miretti'nin sürekli hatlar arasında dolaşması, Cerny ve Trossard genişliği kullanırken doğru anda merkeze koşu yapması ve Vlahovic’in sadece ceza sahasında bekleyen bir santrfor değil, gerektiğinde geriye gelip hücum bağlantısını kuran oyuncuya dönüşmesi bu yapının parçaları.Özellikle Orkun'un kullanımı Italiano’nun ne yapmak istediğinin en güzel örneklerinden biri. Sabit bir “10 numara” değil; bazen merkeze geliyor, bazen iç koridora giriyor, bazen rakip orta saha ile savunma arasındaki boşluğu işgal ediyor. Rakibin savunmasının dengesini bozuyor...Orkun’un oyunun ağırlığını üzerine almasıyla Beşiktaş’ın hücumu başka bir seviyeye çıkıyor. Kaptanın bu sistemde ne kadar merkez bir oyuncu olduğunu gösteriyor.Fakat benim için gecenin asıl kırılma noktası 1-1’den sonrasıydı. Geçmiş yılların Beşiktaş’ında böyle bir gol yedikten sonra takımın birkaç dakika içinde oyundan kopmasına, blokların uzamasına, herkesin bireysel olarak bir şeyler yapmaya çalışmasına defalarca şahit olduk. Dün öyle olmadı.İşte teknik direktör etkisi biraz da budur. Sadece maça doğru 11’le çıkmak değil; maçın içinde problemi görmek ve oyuna müdahale ederek problemi çözmek.Üstelik Italiano’nun istediği futbol yalnızca hücum futbolu da değil. Top kaybedildiğinde mümkün olduğunca hızlı şekilde yeniden topun çevresinde çoğalmak, savunmayı kendi ceza sahasının önünde başlatmamak ve rakibin rahat geçiş yapmasına izin vermemek sistemin diğer tarafı. Bu yüzden takım hücum ederken bile eskisine göre çok daha düzenli görünüyor.Ve bu oyunun belki de en güzel tarafı şu: Bir oyuncu çıktığında Beşiktaş’ın futbolu değişmiyor.Cerny çıkıyor, İlhan giriyor, oyun sistemi aynı şekilde işliyor. Orkun çıkıyor, Kartal giriyor ve takım orta sahadaki kontrolünü kaybetmiyor. Italiano oyuncu değiştirmiyor; sistemin içerisindeki parçaları değiştiriyor.Bu çok değerli.Çünkü büyük takımı büyük yapan şey yalnızca kaliteli ilk 11 değildir. Oyuna giren futbolcunun da nerede duracağını, ne zaman koşacağını ve kendisinden ne beklendiğini bilmesidir.Elbette daha yolun başındayız. Daha zor bir Trabzonspor deplasmanı var, daha sert rakiplerle sistemin sınanacağı çok maç olacak.Ama uzun zamandır ilk kez Beşiktaş maçını izlerken “Bugün kim iyi oynayacak?” sorusundan önce başka bir şeyi konuşabiliyoruz:“Beşiktaş bugün oyununu rakibine ne kadar kabul ettirecek?”İşte değişim burada.Ama dün geceden geriye benim için skorun ötesinde kalan görüntü şu:Beşiktaş’ın artık bir planı var.Bir sistemi var.Bir teknik direktör eli var.Ve daha da önemlisi, futbolcular bu oyuna inanmış görünüyor.Italiano’ya hakkını teslim etmek gerekiyor. Daha şimdiden kusursuz bir takım yarattığı için değil; Beşiktaş’a uzun zamandır eksikliğini çektiğimiz şeyi, sahada ne yapmak istediği belli olan bir takım kimliğini, kısa sürede göstermeye başladığı için.Skorlar gelir geçer.Ama bu oyun oturursa…Beşiktaş geri geliyor. Hem de bu kez sadece tabelada değil, futboluyla.Masis Kuyumcu Duhuliye.com