Magazin Editor
Magazin Habercisi
Semih Sezerli, Vole'de Beşiktaş gündemine dair görüşlerini paylaştı.Semih Sezerli, Beşiktaş'ın ligin ilk ve ikinci devresinde oynadığı derbilerdeki performans farkını şu şekilde anlattı:"Şimdi Beşiktaş gibi takımların, düşük bütçeli takımlara karşı değil de niteliği yüksek derbi maçları referans olarak alınmalı. Ben de şöyle bir hazırlık yaptım.İlk Galatasaray maçı ve ikinci Galatasaray maçını kıyasladığımda; Beşiktaş gol beklentisinde geriye gitmiş, rakip ceza sahasında topla buluşmada öne gitmiş (daha fazla topla buluşmuş), toplam şut ve isabet sayısında da ilk maçtan ikinci maça oranla bir artış var. Ama ikinci maçta tehdidi düşmüş Beşiktaş'ın Galatasaray'a karşı.Dönüyorum Fenerbahçe'ye, hemen oradan sonuçlara da bağlayacağım. İlk Fenerbahçe maçında, yani 10 kişi kalıp 2-0'dan verdiği müsabakada; o maçla bu maçı kıyasladığımda Beşiktaş'ın gol beklentisi daha yüksekmiş 10 kişi kalmasına rağmen. Rakip ceza sahasında topla buluşma ilk Fenerbahçe maçında 22, ikinci Fenerbahçe maçında 15. Ceza sahasına girişte de bu sefer bir düşüş var. Toplam şut ve isabette de hemen hemen aynı, ama ikinci maçta (yani en son oynadığı Fenerbahçe derbisinde) şut denemesi daha fazla.Şimdi bu ikisinin toplamı bize ne anlatıyor diye düşündüm. Benim tezim şu oldu: İlk yarı oynadığı derbilerle, ikinci yarı oynadığı iki derbi arasında şöyle bir fark var. Transferlerden önceki derbilerde daha üretken, daha tehditkarmışsın; 1 farklı ve 2 farklı öne geçmişsin, skoru koruyamamışsın. (Ve daha az iyi oyuncularla... - Evet.)İkinci yarıdaki derbilerde bence dinamizm artmış, bireysel beceri ve bireysel kalite düşmüş. Beşiktaş daha az üretken bir hale gelmiş, özellikle müsabakaların ikinci yarısında. El-Bilal'in sakatlığı buna çok büyük etki yapmış. El-Bilal hariç tabii Rafa'nın olmayışı da, Tammy'nin de olmayışı da derbi performanslarını etkilemiş.Beşiktaş'ın Kocaeli, Göztepe ve Başakşehir üçlemesi çok güvenilir üç galibiyetti. Yeni transferlerden sonra diyorum ki; Beşiktaş düşük bütçeli takımlara karşı üstünlük kurmuş oyun olarak, ama kendi niteliğindeki takımlara karşı biraz geride kalmış.Önder Özen'in, Önder Hoca'nın söylediği gibi 'skor satın almak' diye çok güzel bir tabiri vardır. (Yani Babel'i alıyorsun, Larin değil Babel'i... - Evet.) Ben de diyorum ki; sadece skor satın almak değil, skorlar satın almak. En öne bir skorlar, sol tarafa bir skorlar, merkeze bir skorlar... Ya bu sefer Orkun'un hücum yükünü de hafifletmiş olursunuz."duhuliye.com