Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

🚀 TÜRKİYE'NİN SOSYAL FORUMU

SosyalForum.net'e Katıl!

Gündem • Magazin • Teknoloji • Oyun • Sohbet • Yardımlaşma

💬 📰 🎮 🔥
Foruma Git →

BEŞİKTAŞ İTALYA'DA TARİH YAZDI

🚀 TÜRKİYE'NİN SOSYAL FORUMU

SosyalForum.net'e Katıl!

Gündem • Magazin • Teknoloji • Oyun • Sohbet • Yardımlaşma

💬 📰 🎮 🔥
Foruma Git →

Magazin Editor

Magazin Habercisi
Katılım
28 Mar 2019
Mesajlar
28,009
Web sitesi
www.magazin.biz.tr
Çift maç haftasını Olympiakos mağlubiyetiyle açan Beşiktaş, kapanışı İtalya’da Virtus karşısında spektaküler bir galibiyetle yaptı. Maçın bitmesine 3 dakika 37 saniye kala Alston’un 3’lüğüyle Virtus, 13 sayılık (97-84) bir fark yakaladı. Teslim bayrağını çekmeyen Beşiktaş, galibiyet havasına erken giren İtalyanların hem hücumda hem de savunma yaptıkları hataları çok iyi değerlendirip, farkı eritmeye başladı. Son 2 dakikaya girildiğinde 5’e (97-92) inen fark, son 40 saniye içinde sadece 1’di (101-100). Bu süre zarfında Beşiktaş’ın sahadaki 5’i oyunun iki yönünde de müthişti. 19-4’lük bir seriyle galibiyet kapısını açan Kartal’da son saniye basketi dahil Morgan 8 sayı atarken, geri kalan 11 sayı 4 farklı isimden (Gabriel, Walker, Nowell, Wilbekin) geldi. Bu arada Gabriel savunma performansıyla Virtus’lülerden 4 top çalarken, Bologna’daki maçta 5 numarada görev yapan ve 18 dakika süre alan Metecan da her iki pota altında çok fazla savaşıp, hem rakip uzunların etkisini azalttı hem de aldığı 6 ribauntla bu kategoride takımının en iyisi oldu. Son hücumda ise Dejulius topu zamanında Morgan’a verip, maçın asistine imzasını attı.Muhteşem WalkerHer ne kadar galibiyeti getiren basketi Morgan atsa da, Beşiktaş’ın maç içinde kalmasını sağlayan sayıların sahibi Walker’dı. Sakatlığı nedeniyle Olympiakos karşısında forma giyen ABD’li skorer, Bologna’da sakat sakat oynamasına karşın Beşiktaş’ın hücumdaki en etkili silahı oldu. İlk yarıda farkın ev sahibi takım lehine açıldığı dönemlerde Walker, özellikle 3 sayılık basketleriyle devreye girip takımını maç içinde kalmasını sağladı. İlk 20 dakikada 16 sayı üreten NBA patentli skorer, ikinci yarıda da 14 sayı kaydedip soyunma odasına 30 sayıyla döndü. Yayın gerisinden Walker 11’de 7 gibi çok yüksek bir isabet oranı yakalayıp, gecenin MVP ödülünü de kaptı. Morgan’ın galibiyeti getiren 3’lüğünden önce Walker’ın bitime 40 saniye kala kaydettiği 3’lük de, Morgan’ınki kadar değerliydi çünkü bu basketle Beşiktaş maçı kazanabilecek duruma gelmişti. Son 40 saniye ise korku filmi gibiydi. Skor 101-100’ken ev sahibinin son topu basketle sonuçlanmadı. Girmeyen şutun ribaundunu alan Gabriel ve Morgan ikilisinden top Wilbekin’a geldi. Pozisyon bulmakta zorlanan eski F.Bahçeli, bir çuval inciri mahvetmek üzereyken topu Dejulius’a verdi. Eski Murcia’lı da hemen köşedeki boş Morgan’ı gördü. Kaptan da tüm Beşiktaşlılar coşturacak basketi attı.Kaybedilen Olympiakos maçının yorumunu, “Beşiktaş ise sakat oyuncularının fazlalığına rağmen savaşçı kimliğiyle taraftarlarına gelecek maçlar için umut verdi” diyerek bitirmiştim. Böyle bir öngörünün altında, Beşiktaşlı oyuncuların skor ne olursa olsun mücadeleden vaz geçmedikleri gerçeği yatıyordu. Sakat oyuncuların çokluğu nedeniyle Bologna’da dar bir kadroyla mücadele eden Beşiktaş’ta süre alan 10 oyuncu maçın farklı bölümlerinde müthiş bir katkı sundu. Oyun kurucu pozisyonunda Dejlius ve Wilbekin, sayı yollarında Walker, savaşçı kimlikleriyle Omuruji, Gabriel ve Nowell, uzun rotasyonunda Morgan ve Metecan alkışı fazlasıyla hak ettiler. İtalya’daki 40 dakikada Beşiktaş’ın tarihi geri dönüşünde coach Alimpijevic’in de büyük payı vardı. Sakatlığı nedeniyle Hırvat pivot Zizic’in yokluğunda Sırp coach, oyunun bazı bölümlerinde Metecan’ı 5 numarada kullandı. Euroleague’deki diğer 2 Türk takımının başındaki yabancı coachların yerli isimlere şans vermediği gerçeği dikkate alınırsa, Alimpijevic’in Metecan tercihinin ne kadar kıymetli olduğu daha iyi görülecektir. Yeri gelmişken Sırp coachun kadrodaki diğer Türk Berk’e süre vermekten kaçınmadığının da altını çizmek isterim.Savaşan BeşiktaşSon derece atlet bir takım olan Virtus karşısında Beşiktaş, ilk yarıda en büyük sorunu savunmada yaşadı. Yapılan yanlış faullerin sonucu olarak sadece ilk çeyrekte Virtus tam 16 serbest atış kullandı (10/16). Bu toplam Beşiktaş’ta 0 olarak sayısal verilere yansıdı. Oyunun bu bölümünde ev sahibinin Frazier (10s) ve Alston (13) gibi atletik özellikli kısaları hem dış atışlarıyla hem de penetreleriyle çok etkili oldular. Ayrıca kenardan gelen uzun Kokila da özellikle ikinci çeyrekte 5’de 5 isabetle 11 sayı üretti. Ribauntlar da (24-13 Virtus) siyah beyazlıların başını epeyce ağrıttı. Rakibin aldığı 9 hücum ribaundu ve ikinci şans toplarından ürettikleri 13 sayı, ev sahibinin skor avantajını eline geçirip, korumasındaki en büyük etkenlerden bir tanesiydi. Keyif kaçırıcı istatistiklere rağmen Beşiktaş’ın maça tutunmasını Walker (16) ve Wilbekin’in (11) hücum performansları sağladı. İkinci yarıda ise sahada daha derli toplu bir Beşiktaş vardı. Oyunun iki yönünü de iyi oynamaya başlayan Dejulius ve arkadaşları, ribaunt soruna çare üretip, doğru hücum anlayışıyla maça ortak oldular. 27.dakikada Nowell’in attığı 3’lük Beşiktaş’ı 64-61 öne geçirdi. Maçın son 13 dakikası gerçekten heyecan doluydu. Atlet oyunculardan kurulu Virtus, galibiyet için varını yoğunu ortaya koydu ama güçleri savaşçı Beşiktaş’ı yenmeye yetmedi.Maç sonunda ortaya çıkan sayısal veriler çok ama çok dikkat çekiciydi ve maçı özetler nitelikteydi. Örneğin ikinci şans toplarından Virtus maç boyunca 28 sayı üretirken, bu toplam Beşiktaş’ta 8 ile sınırlı kaldı. Ev sahibinin aldığı 17 hücum ribaundu, bu 28’lik toplamın en büyük nedeniydi. Diarra ve Diouf gibi atlet uzunlar, Beşiktaş’ın boyalı alanında çok etkili oldular. Böyle bir istatistikle aslında maçı kazanan tarafın Virtus olması gerekirdi. Ne var ki Beşiktaş’ın top kayıplarından ürettiği 28 sayı, ikinci şans toplarının verdiği hasarı ortadan kaldırdı. Rakipte ise bu toplam 10’da kaldı. İlk yarıyı sadece 3 top kaybıyla bitiren Virtus’ün ikinci 20 dakikada bu toplamı 11’e çıkarken, Beşiktaş’ın da ilk 20 dakikada 2 olan top çalma istatistiği maç sonunda 9’a fırladı. Bu sayısal değerler, siyah beyazlıların top kayıplarından neden bu kadar çok sayı bulduklarını açık bir şekilde ortaya koyuyordu. Böyle bir başarıyı ancak, Beşiktaş gibi, savaşan kimliğe sahip bir takım elde edebilirdi…Cem Çetin Fotospor