Magazin Editor
Magazin Habercisi
Geçen sene Beşiktaş, sadece tüm derbileri kazanıp diğer maçların çoğunda yenilgiye uğradığında “Beşiktaş’ta istikrar yok, sadece derbi kazanmakla olmaz, derbileri kazanmak tek hedef olmamalı” gibi söylemlerde bulunanlar, geçen maç Fenerbahçe derbisi yenilgisi sonrası yine Beşiktaş için “derbileri kazanmak çok önemli, yaptığın yeni transferler derbide iyi değilse o transfer kötüdür” gibi tam zıttı söylemlerde bulundular. Bu kişiler ya konuşmuş olmak için konuşuyor ya da kendi dediklerini bile unutuyorlar. Benim görüşüme göre, birkaç defa da bunu tekrar ettim, derbileri kazanmak önemli değil; çünkü kime sorsan futbol önce istikrardır der. Beşiktaş, Sergen Yalçın ile istikrar yakaladı. Futboldaki bu istikrardan daha da önemlisi Sergen Yalçın ismi, markası Beşiktaş yönetiminde de istikrar sağladı, dağılmış camiayı ve taraftarı biraz olsun birleştirdi. İşte bu söylemleri yapanları da en çok korkutan şey, Beşiktaş’ın futbolda ve yönetimde istikrarlı olması. Bu kişiler, Beşiktaş şampiyon bile olsa üzülmez ama istikrarlı olursa çok üzülürler; çünkü istikrarın başarıdan önemli olduğunun farkındalar. Aman ha, istikrar olursa ortada plan olur; plan olursa doğru transferler yapılır, kontratlarda kısır döngü yaşanmaz, kaos olmaz, size de konuşacak bir şey kalmaz. Bu sebeple istikrardan korkuyorlar. Hele “yeniden yapılanma” kelimesini duyunca çıldırıyorlar, “sabır” kelimesini duyunca tümden kendilerini kaybediyorlar.Sergen hocanın geçen sene yorumculuk yaptığı programda sabır vs. ile ilgili söylediklerini kesip biçip, yalan yanlış şekilde yeniden gündeme getirip “yorumcu koltuğunda otururken konuşmak kolaydı, teknik direktör olunca iş değişti” demeye başlıyorlar. Sergen hoca her maç sonu yeniden yapılanma sürecinde olduklarını ve senenin planının yapıldığını, taraftara kendi başarısızlığına kılıf olsun diye değil, samimi olarak söylüyor. Devre arası yapılan isabetli transferler ve isabetli şekilde gönderilen oyuncular da bunun kanıtı. Hangi yönetim 4 ay önce kendi aldığı yıldız oyuncuyu (Abraham) devre arası gönderir? Hiçbir yönetim göndermez. Bir önceki yönetim Immobile’yi devre arası göndermemişti; üstelik Abraham’dan daha kötü performansı vardı. Sergen hocanın kendi doğrularının olması, yönetimle iş birliği içinde olması, gerekirse boyun eğmemesi, ne istediğini bilmesi ve bunu aktarması sayesinde Abraham gidebildi. Yoksa dediğim gibi hiçbir yönetim 4 ay önce kendi aldığı oyuncuyu kolay kolay gönderemez.Bir de kaostan beslenen bu kitle hâlâ Rafa Silva diyor. Derbiden sonra yeni transferlerimizi beğenmediklerini, Beşiktaş’ın Rafa Silva kadar iyi oyuncu bulamadığını ve Rafa’nın gönderilmemesi gerektiğini söylediler. Konuşuyorsanız bari Beşiktaş gündemini iyi takip edin; Rafa gönderilmedi, kendi gitti. Artık bu konudaki görüşlerimi o aynı şeyi konuşanlara benzemeyip temcit pilavı gibi karşınıza sunmayayım. Rafa’nın gitmesinin Sergen hoca ile ilgisi olmadığını yazdığım, pardon kanıtladığım yazıyı bulup okuyabilirsiniz dilerseniz.Hyeon-Gyu iyi olsa derbide kendini belli edermiş, hiç katılmıyorum. Derbide kim iyiydi ki Hyeon-Gyu kötü olsun? Bu mantıkla Orkun da hiçbir derbide iyi oynamadı; hatta Fenerbahçe derbisinde bariz basit hata yapıp kırmızı aldı. Ama bu onun mükemmel bir oyuncu olduğu gerçeğini değiştirmez. Yani kısaca Beşiktaş’ın devre arası transferleri kötüymüş, iyi olsalar derbide de iyi olurlarmış…Çok karakterli, çok iyi bir insan; eleştirmek istemiyorum ama Immobile kötü oynayınca “ama beslenmiyor ki” diyenler, Hyeon-Gyu ilk maçı dahil neredeyse her maç, yine kanatsız takımda gol atıp sırf derbide atmayınca kötü mü olmuş oluyor? Amaç Beşiktaş’a tavsiye vermek değil; Sergen hocanın yerinde, doğru ve asla boşuna olmayan transferler yaptığını sindirememek. Olaitan istekli, başarılı, en önemlisi aç oyuncu. Hyeon-Gyu gol atmasını bilen, yine aç ve genç bir oyuncu. Murillo harika bir fırsat transferi. Agbadou ile savunmada ilerleme kaydettiğimiz gerçek. Asllani hariç devre arası transferleri mükemmel oldu.Hepsi de derbide geçiş oyunu ile bir tane gol atıp kalan maçlarda kaybolan, sürekli anlamsız top kayıpları yapan, olmadık yerde trivela, rabona deneyen, ruhsuz, mutsuz Rafa’dan bana göre kat kat iyiler; pardon iyi değil, daha verimliler.Fenerbahçe onca transfer yaptı; derbide Murillo sakatlanıp yerine Gökhan girince seri hatalar yapmasa, neredeyse Fenerbahçe’nin pozisyonu yok gibiydi. Bizde Murillo çıkınca yedeğimiz yok ama yine de garip bir uzatma dakikasındaki penaltı kararı ile bizi ancak yenebildiler. İşte sabrederseniz, Sergen hocanın kendini değil Beşiktaş’ı düşündüğüne inanırsanız, Murillo sakatlanıp oyundan çıkınca onun ayarında bir yedek oyuna girebilir. Yeter ki bekleyin ve güvenin. Beşiktaş mükemmel değil ama doğru transferlerle ayağa kalkacak. Bu doğru transferi yaptıracak yegâne isim Sergen Yalçın ve ekibidir.Bir de bu güruhun “Sergen hoca hangi oyuncuya dokundu da performansını artırdı?” söylemi var. O zaman çok istiyorsanız takıma psikolog tutun, oyuncuya o dokunsun. Bizim kimsenin nazını çekecek vaktimiz yok. Öncelikli amacımız takıma doğru mevkiye doğru oyuncuları almak, mevcut oyuncuyu parlatmak değil. Ayrıca Sergen hoca Cengiz’e dokundu, futbola küsmüştü, tekrar kendine getirdi. Hocanın oyun kurgusunda kim ne mevkide oynayacaksa ona razı olan, mutlu, uyumlu, istekli, Beşiktaş’a ihtiyacı olan, başarıya aç oyuncuya ihtiyacımız var. Kısaca oyunu sadece Rafa’ya göre kuran Beşiktaş’tan, oyunu tüm oyunculara göre kuran bir Beşiktaş’a geçiş var. Bu geçişte herkes mutlu bence. Cerny de mutlu, herkes oynadığı mevkide mutlu. Kaos aramaya gerek yok.Berna Özsoy Duhuliye.com