YİNE Mİ Olaylı Arkadaşlık Hikayesi? Buggy Dramında Ortaya Çıkan ŞOKE EDEN Detay!
Magazin dünyasında gündem yine sıcak, hem de kavurucu cinsten! Günlerdir fısıltı gazetelerinde dilden dile dolaşan, sosyal medyada ise adeta infial yaratan bir olayla karşınızdayız. Kimimiz "arkadaşlık" kavramını sorguluyor, kimimiz ise "insan can havliyle ne yapar ki?" diye kendini savunmaya çalışıyor. Olay yeri, adrenalin dolu bir buggy safarisi... Hikayenin kahramanları ise üç yakın arkadaş olduğu iddia edilen genç kadınlar. Her şey yolunda giderken, bir anda buggy'nin kontrolünü kaybeden sürücü, araçtan savrulan arkadaşını gördüğü anda öyle bir hamle yapıyor ki, akıllara zarar! Direksiyonu anında bırakıp hızla giden araçtan kendini dışarı atıveriyor ve arkasında, kaderine terk edilmiş iki arkadaşını bırakıyor!
Şimdi hepimiz aynı soruyu soruyoruz: Bu panik anının getirdiği içgüdüsel bir refleks miydi, yoksa tamamen bencilce bir hayatta kalma çabası mı? Videolar saniye saniye izleniyor, her an kare kare inceleniyor. Görüntülerde, sürücü koltuğundaki kadının arkadaşının araçtan düştüğünü fark ettiği anda bir an bile tereddüt etmeden kendini aşağıya atması, izleyenleri dehşete düşürdü. Peki ya diğer iki arkadaşı? Biri araçtan düşmüş, diğeri ise kontrolden çıkan aracın içinde çaresizce savrulmaya devam ediyor. Neyse ki olayda ciddi bir can kaybı yaşanmadı ama yaşananlar, bu "arkadaşlık" ilişkisinin dinamiklerini ve insan doğasının en karanlık anlarını gözler önüne serdi. Ortada büyük bir şok, derin bir hayal kırıklığı ve elbette "bu saatten sonra bu üçlü tekrar bir araya gelir mi?" sorusu var.
Kulislerde dolaşan fısıltılar da cabası... Bu üçlünün zaten uzun süredir aralarında ufak gerilimler yaşadığı, bu buggy macerasının aslında aralarındaki buzları eritme denemesi olduğu bile konuşuluyor. Ama görünen o ki, bu macera buzları eritmek yerine, tam tersine aralarındaki uçurumu daha da derinleştirmiş. Bir tarafta hayatı tehlikeye giren ve hayal kırıklığına uğrayan arkadaşlar, diğer tarafta ise can havliyle kendini kurtarmayı seçen bir kadın... Bu hikayede kim haklı, kim haksız? Ya da böyle bir durumda haklıdan, haksızdan söz edebilir miyiz?
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Yorumlarda buluşalım!