Magazin Editor
Magazin Habercisi
Başladığı gibi bitse maç, bu kadar koymazdı adama.2-0’ı bulduktan sonra elimizden kayması kötü oldu. 10 dakika daha olsaydı kaybetme ihtimalimizin kazanmaktan daha fazla olması da cabası.Evet, teknik heyetin aldığı kararların günün sonunda yanlış olduğu ortaya çıktı. Ama dedik ya, günün sonunda! Hoca da onu söyledi zaten: “O anda iyi duruyordu aldığım kararlar.” diye.Herkes takmış, “Oh neden girdi, çift forvete döndü?” diye. Hoca bunu da söyledi: “Olaitan zaten santrfor gibi oynuyordu.” diye. Hakikaten oyuna bakın, Olaitan’ın konumlanmasının orta saha ile hiç alakası yoktu. Hoca da “Bari orijinalini atayım.” dedi.Avrupa Ligi elemesinde 10 kişi kalırken ikinci forveti (Semih) oyuna atıp bir de sonucu bulunca hoca kahraman, dün işler yolunda gitmeyince tu kaka!Bence eleştirilecek, oyunun kaderine etki edecek tek hatası Trossard’ın çıkışıydı. İşlemciyi oyundan almak tüm takımı etkiledi. Oyunu yönlendirecek ayaklar ondaydı. Bana göre Vlahovic sahada fazla olandı. Hatta İlhan’ı bile tekrar çıkarır, yine Trossard’ı oyunda tutardım.Buna da “Yoruldu, onun için aldım.” dedi hoca ama oyuncunun çıkarken söylenmesinden hiç de öyle olmadığını anlıyoruz. Trossard sanki kendi çıktığı için değil de taktiksel olarak hata yapıldığını haykırıyordu gibi geldi bana kulübeye giderken.Neyse, olur bunlar. İnsan tabii ki hata yapacak. Italiano da anlayacak bu ülke futbolunda (ki İtalya’da da farklı değildir) maç kapatmanın önemini.Bizim değişimimize katkıda bulunduğu kadar, kendi uzun lig maratonları için oyun sisteminde gerekli değişiklikleri yapmayı öğrenecek sayın hocamız. Hep az maçlı turnuvalarda varlık göstererek olmaz bu iş ya da bu kadar olur.Zannetmiyorum, ego yapıp sıcağı sıcağına basın toplantısındaki “Ne edersem doğru ederim.” laflarının gerçek düşünceleri olduğunu.Aman hocam, dolmuşa gelme! Mütevazılığını kaybetme, özünü bozma. Bu yaşadıklarını yaz, kazanç hanene geç. Biz sana inanıyoruz.Camiaya iki tane hoca geldi zaten. Maşallah, ikisini de idam ettik edeceğiz!Özellikle basketboldaki Dusan... Adam devrim niteliğinde işler yaptı ama hem ona hem de Nedim Yücel’e yapılanlar gerçekten kabul edilemeyecek boyutta. Şımarıklık kelimesinin kifayetsiz kaldığı eleştirileri görüyoruz bu kişilere ve basketbol yöneticilerine yönelik.Aynı şeyleri futbola da başlatmaya çalışanlar var. Aman diyeyim, durdurun böyle arkadaşlarınız varsa. Ben öyle yapıyorum, size de öneririm. Baktınız düzelmiyorlar, çok da kanka değilseniz basın kalayı yüzlerine karşı, sonunu düşünmeden. Beşiktaş’tan değerli değiller ya!Son olarak topçu grubuna birkaç kelam...Bir arkadaşım çok doğru bir yorum yaptı:“Paşamlar çıkıyor İnönü’ye. Bas bas bas, oyna oyna, maç kazan, sonunda üçlü çektir, beşli çektir, eğlen, parti yap. Bizleri de şakşakçı misali meta gibi kullan. Eeee? Ben taraftar olarak yeterince mutlu değilim, o ne olacak?”Bence haklı bir serzeniş.Amed, Trabzon, Alanya, Kasımpaşa...Topçu arkadaşlar, kardeşler! Bu iş ciddi bir iş. Sizin için ne ifade ediyor bilmiyorum ama bugün 2-3 saatlik uyku ile işe giden binlerce insan var.Burası Beşiktaş! Bakmayın öyle değişim yaşıyoruz, toparlanıyoruz laflarımıza falan. Biz şampiyon olacağız kardeşim!Öyle eğlence mekânı, kumpanya takımı falan değil burası. Tokat yiyeceksin, kalkıp gol atacaksın, kenara gelip ağlamayacaksın. Hele hele “Ben de aynısını yaparım.” triplerine girmeyeceksin.Şerefsizle şerefsiz olmanın lüzumu yok, herkes işini yapacak. Bak, namussuzlar duruyor mu? Ahlaksızlar ahlaka geliyor mu?Sen işini yap, bu formaya layık ol.Bu takım sadece iç saha takımı falan değil. Sizlerin de mensubu bulunduğu camiaya göre dünyanın her yerinde en büyük!Bundan sonrası tamamen topçuya yazacaktır, günahıyla sevabıyla...Bülent Bilirgen / duhuliye.com www.duhuliye.comSosyal medyada bizi takip etmeyi unutmayın!twitter - instagram - youtube - tiktok - facebookDuhuliye | Beşiktaş'ın Kalbi | © 2026