Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

"Sıradaki günah keçisinin kim olduğunu merak ediyorum"

Magazin Editor

Magazin Habercisi
Katılım
28 Mar 2019
Mesajlar
11,774
Web sitesi
www.magazin.biz.tr
Maçı izlerken sanki sakin ve akıcı bir roman okuyordum da kimsenin bu huzurumu bozmasını istemiyordum. Takım olarak öyle güzel paslaştık ki herhangi bir şekilde gol atılıp da bu huzurlu paslaşmalar son bulsun istemedim. Bu pas trafiğiyle öyle hipnotize oldum ki, maç öyle aynı tempodaydı ki herhangi bir golün, bu anı bozmasını istemedim. Şaka bir yana tabii ki de gol atılmasını isterdim, sadece başarılı paslaşmalar ve aynı tempo ile giden maç ile ilgili alegori yapmak istedim.İki takımın da gol atamayacağını 15’inci dakikadan sonra gerçekten anlamıştım. Maçtan önce kadroya bakmadım, maçı da direkt açtım, kısaca kalede Ersin var zannediyordum. Bakıyorum uzaktan birkaç başarılı kurtarış görünce “Ersin de aslında çok çevik vs.” diyordum ki kalemizde Vasquez varmış. Bir maçla belli olmaz ama, zaten ilk 11 oynasın diye almadığımız bir kaleci bile Ersin’den daha iyiydi. Kesinlikle kurtarışları, refleksleri, hızı Ersin’den iyi. Nedendir bilmem ama, maçtaki duruşunu, heyecanını, hırsını İrfancan Eğribayat’a benzettim. Oyuncu dediğin başarı, yetenek yanında böyle sahada hırslı ve sempatik de olacak.Sergen hocamızın, üniversitede dersini dinlemeyi çok sevdiğim hocalarımın dersini dinler gibi geçen sene zevkle dinlediğim, TV’de yorumculuk yaptığı programında, kalecinin her şeyden önce ayağının iyi olması gerektiğini söylediğini hatırlıyorum. Sergen hoca Mert’i ben aldım, ayağı iyi vs. diyordu. Mert oyun kurarken hata yapmaz, bazen öyle iyi atardı ki direkt asist bile olurdu, bize yine Mert tarzı ayağı temiz, ama Vasquez’in hızı ve çevikliğini gördükten sonra yaşlı da olmayan bir kaleci lazım diyorum. Maçın başında Rıdvan geriye riskli pas attı, Emirhan da bu riski devam ettirip kalecimize verdi, kalecimiz de hata yaptı, tam gol olacaktı ki Ndidi müthiş kurtardı. Bu pozisyona bakıp söylemek erken mi bilmem ama oyun kurarken Vasquez hata yaptı, ayağı iyi değil gibi.Murillo kart cezası nedeniyle yoktu, Cerny yedekti, Ersin yoktu, ligde de iddia yokken sanırım bu maç daha çok kim kalsın kim gitsin, son şans ve deneme maçı gibiydi, o sebeple beraberliği eleştirmiyorum. Zaten sahada ne kadar olumlu hareket varsa bunları yapanların çoğu neredeyse devre arası isabetli yapılan transferlere aitti. Olaitan, Orkun, Ndidi eğer iyi bir kanadımız ve santrforumuz olursa ne kadar işe yarayacaklar göreceksiniz, bu 3 oyuncu bu sezon maalesef kanat olmadığı için harcandı, ama seneye özellikle Olaitan buraya yazıyorum prime dönemini yaşayacak. Masuaku, Semih ve Gedson gittikten sonra çalımın ç’sini atan, ikili mücadele kazanan kimse kalmamıştı, Olaitan’ın çalımları başarılı, bu maç top ne zaman Olaitan’ın ayağına gelse ya atak başladı, ya korner kazandık, ya faul aldık, ayrıca paslarının çoğu isabetliydi.Gelelim Ndidi’ye, tüm yazıyı Ndidi’ye adayacaktım ki vazgeçtim Ndidi, Orkun, Olaitan üçgeninin mükemmelliğine adamaya karar verdim. Ndidi, isabetli pas rekoru kırdı, isabetli ortalar yaptı, stoperlerin arasına girdi oyun kurdu, ara pasları çok iyiydi, orta sahadaki defansif görevlerini de iyi yaptı. Masuaku %90 isabetli paslarla geriden oyun kuruyordu, o gidince bu görevi Ndidi devraldı, Masuaku öne çıkıp kanat görevi de yapıyor 10 asist ile ligin en çok asist yapan sol beki olmuştu. Masuaku öne çok çıkıp geri dönemeyince, basit oynadığı için savunması zayıf veya maç seçiyor diye algı yaratılıp günah keçisi ilan edilirdi. Ben de Masuaku günah keçisi ilan edildiği için, hep onu savunduğum için adım “Masuaku’nun menajeri”ne çıkmıştı. Ben ne Masuaku’nun menajeriyim ne Sergen hocanın avukatı. Sizce onların bana ihtiyacı olabilir mi? Beşiktaş’ta günah keçisi ilan edilip hakkı yenenleri hazmedemeyip onları yine Beşiktaş’ın çıkarı için savunan, babadan Beşiktaşlı biriyim. Dün Masuaku, bugün Sergen Yalçın yarın kim günah keçisi ilan edilecek. Herkes kötü oynar, orta saha geçilip, top basket maçı gibi Masuaku’ya gelirdi, asist yaptığı halde gol yediği için günah keçisi ilan edilirdi. Rafa’nın gitme sebebi bence Sn. Hüseyin Yücel’in verdiği sözleşmede yazılı olmayan vaatler ve yeni yönetimle bunların karşılanmaması, Rafa’nın kendi ruhsal sıkıntıları, Beşiktaş’taki kaos, başarısızlık ve istikrarsızlık iken, Rafa’nın sezonun ortasında takımı ortada bırakmasını bile Sergen hocaya bağlanması tam bir günah keçisi ilan etme örneği.Ben karar verdim Beşiktaş’ta bir güruh özellikle kanının son damlasına kadar Beşiktaş’a emek verenlerin hakkını yiyip, algı yaratıp bilerek onu günah keçisi ilan ediyor. Sıradaki günah keçisinin kim olduğunu çok merak ediyorum.Orkun, Ndidi, Olaitan müthiş pas trafiği yaratıyor, ama şu takımda ne kanat var ne santrfor. Bu 3 oyuncunun emeğine acıyorum. Agbadou savunmada çok iyi Murillo kanat bulamazsak ofansif bek olduğu için kalmalı. Hyeon yedek kalsın. Gerisi gidebilir.Öncelikle yanlış transferler silsilesiyle sütten ağzımız çok yandığı için yoğurdu üfleyerek yememiz gerekiyor. Sonra hoca taktik, yıldız transferi vs. düşünürsünüz. Sergen hoca bence yönetimlerin plansızca yaptığı transferlerde, yabancı hocaların yönetime evet dediği yerde hayır diyebilmek için geldi. O sebeple transferde hocaya güveniyorum.Berna Özsoy Duhuliye.com