Gözde Atasoy, CNN TÜRK’te hafta içi her gün ekrana gelen ‘Bugün’le izleyici karşısına çıkıyor. Atasoy, “Haber spikeri olmak çocukluk hayalimdi. Günlük kuşağımın olması başka bir heyecan” dedi
CNN TÜRK haber spikeri Gözde Atasoy, İstanbul Üniversitesi İktisat Bölümü’nden mezun olduktan sonra Golden Gate University’de pazarlama alanında yüksek lisans yaptı. Eğitimini tamamladıktan sonra ise hep hayalini kurduğu medya sektöründe işe başladı. “Elbette her şey çok kolay olmadı” diyen sunucu, “10 yıl sonra bugün, iş başvuruma cevap vermeyen o kanalda çalışıyorum” diyor. Altı yıl Kanal D Ana Haber’i sunan, şimdi ise CNN TÜRK’te izleyici karşısına çıkan Atasoy’la hikayesini, işine olan tutkusunu ve anne olduktan sonra hayatında nelerin değiştiğini konuştuk.
Anne olduktan kısa bir süre sonra ekrana döndünüz. Hayatınızda neler değişti?
“Ne değişmedi?” sorusunun cevabı çok daha kısa olur (gülüyor). Ela’nın kendi hayatında; ona söylediklerimden çok, yaptıklarımı uygulayacağını düşünerek, her gün ‘olabileceğim en iyi Gözde’ olmak için çabalıyorum. Bir yandan da kendine ve her türlü canlıya saygı duyan bir birey yetiştirebilmenin sorumluluğunu her an hissediyorum.
- Duygusal biri olduğunuzu hep söylüyorsunuz. Anne olduktan sonra daha çok duygusallaştınız mı? Kadına, çocuğa şiddet haberlerini aktarırken neler hissediyorsunuz?
Çok sulu gözlüyümdür. Kadına şiddet, hayvanlara işkence haberlerini aktarırken, hep zorlandım, hâlâ da gözlerim dolar. Doğuma bir ay kalana kadar çalıştım. Sekiz aylık hamileyken rejideki arkadaşlarım haberin sesini stüdyoya vermezlerdi, ağlamayayım diye... Anne olduktan sonra ise çocuklarla ilgili negatif herhangi bir haberi aktarırken, boğazım düğümleniyor ve çok öfkeleniyorum.
- Bu dönemde televizyonculuk, habercilik zor mu?
Türkiye’de habercilik ve gazetecilik ne zaman kolay olmuş ki? Ama işini gerçekten severek yaptıktan sonra zorluklarını da kucaklamayı öğreniyorsun. Portekizli teknik direktör Jose Mourinho’nun çok sevdiğim bir sözü var:
“Günde 15 saat çalışıp asgari ücretle ailesini geçindirmeye çalışan biri şikayet edebilir, biz değil.”
- İktisat mezunusunuz. Sunuculuk maceranız nasıl başladı?
Haber spikeri olmak çocukluk hayalimdi. İktisat okuyup, pazarlama alanında yüksek lisans yaptıktan sonra, baktım ki hâlâ aynı hayali kuruyorum, medya sektöründe iş aramaya başladım. Elbette her şey kolay olmadı. Başvurduğum büyük kanallardan hiçbir dönüş alamayınca; rotamı, küçük bir kanala çevirdim. BJK TV’de hem haber bültenlerini hem de ekonomi programını hazırlayıp sunmaya başladım. 10 yıl sonra bugün, iş başvuruma cevap vermeyen o kanalda çalışıyorum...
- Bir dönem Kanal D Ana Haber’i sundunuz. Tekrar ana habere dönmeyi düşünüyor musunuz?
Altı yıl Kanal D Ana Haber’i sundum. Birand’ın (Mehmet Ali) koltuğunu emanet ettiği biri olmaktan hep gurur duyacağım. Ama CNN TÜRK gibi bir haber kanalında, haber akışının en hızlı olduğu saat diliminde, günlük bir kuşağımın olması çok başka bir heyecan.
- Televizyon programı projeniz vardı. O ne aşamada?
Kadın odaklı bir format. Ekonomik, sosyal ve fiziksel farklılıklarımızı bir kenara koyduğumuzda, benzer mücadeleler verip, başımızı yastığa aynı ortak duyguyla koyduğumuza inanıyorum. Bu duyguyu yansıtabileceğim bir program hayalim.
CNN TÜRK haber spikeri Gözde Atasoy, İstanbul Üniversitesi İktisat Bölümü’nden mezun olduktan sonra Golden Gate University’de pazarlama alanında yüksek lisans yaptı. Eğitimini tamamladıktan sonra ise hep hayalini kurduğu medya sektöründe işe başladı. “Elbette her şey çok kolay olmadı” diyen sunucu, “10 yıl sonra bugün, iş başvuruma cevap vermeyen o kanalda çalışıyorum” diyor. Altı yıl Kanal D Ana Haber’i sunan, şimdi ise CNN TÜRK’te izleyici karşısına çıkan Atasoy’la hikayesini, işine olan tutkusunu ve anne olduktan sonra hayatında nelerin değiştiğini konuştuk.
Anne olduktan kısa bir süre sonra ekrana döndünüz. Hayatınızda neler değişti?
“Ne değişmedi?” sorusunun cevabı çok daha kısa olur (gülüyor). Ela’nın kendi hayatında; ona söylediklerimden çok, yaptıklarımı uygulayacağını düşünerek, her gün ‘olabileceğim en iyi Gözde’ olmak için çabalıyorum. Bir yandan da kendine ve her türlü canlıya saygı duyan bir birey yetiştirebilmenin sorumluluğunu her an hissediyorum.
- Duygusal biri olduğunuzu hep söylüyorsunuz. Anne olduktan sonra daha çok duygusallaştınız mı? Kadına, çocuğa şiddet haberlerini aktarırken neler hissediyorsunuz?
Çok sulu gözlüyümdür. Kadına şiddet, hayvanlara işkence haberlerini aktarırken, hep zorlandım, hâlâ da gözlerim dolar. Doğuma bir ay kalana kadar çalıştım. Sekiz aylık hamileyken rejideki arkadaşlarım haberin sesini stüdyoya vermezlerdi, ağlamayayım diye... Anne olduktan sonra ise çocuklarla ilgili negatif herhangi bir haberi aktarırken, boğazım düğümleniyor ve çok öfkeleniyorum.
- Bu dönemde televizyonculuk, habercilik zor mu?
Türkiye’de habercilik ve gazetecilik ne zaman kolay olmuş ki? Ama işini gerçekten severek yaptıktan sonra zorluklarını da kucaklamayı öğreniyorsun. Portekizli teknik direktör Jose Mourinho’nun çok sevdiğim bir sözü var:
“Günde 15 saat çalışıp asgari ücretle ailesini geçindirmeye çalışan biri şikayet edebilir, biz değil.”
- İktisat mezunusunuz. Sunuculuk maceranız nasıl başladı?
Haber spikeri olmak çocukluk hayalimdi. İktisat okuyup, pazarlama alanında yüksek lisans yaptıktan sonra, baktım ki hâlâ aynı hayali kuruyorum, medya sektöründe iş aramaya başladım. Elbette her şey kolay olmadı. Başvurduğum büyük kanallardan hiçbir dönüş alamayınca; rotamı, küçük bir kanala çevirdim. BJK TV’de hem haber bültenlerini hem de ekonomi programını hazırlayıp sunmaya başladım. 10 yıl sonra bugün, iş başvuruma cevap vermeyen o kanalda çalışıyorum...
- Bir dönem Kanal D Ana Haber’i sundunuz. Tekrar ana habere dönmeyi düşünüyor musunuz?
Altı yıl Kanal D Ana Haber’i sundum. Birand’ın (Mehmet Ali) koltuğunu emanet ettiği biri olmaktan hep gurur duyacağım. Ama CNN TÜRK gibi bir haber kanalında, haber akışının en hızlı olduğu saat diliminde, günlük bir kuşağımın olması çok başka bir heyecan.
- Televizyon programı projeniz vardı. O ne aşamada?
Kadın odaklı bir format. Ekonomik, sosyal ve fiziksel farklılıklarımızı bir kenara koyduğumuzda, benzer mücadeleler verip, başımızı yastığa aynı ortak duyguyla koyduğumuza inanıyorum. Bu duyguyu yansıtabileceğim bir program hayalim.