Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

''Cengiz'i de al, git!''

Magazin Editor

Magazin Habercisi
Katılım
28 Mar 2019
Mesajlar
11,025
Web sitesi
www.magazin.biz.tr
Maç sonu sosyal medyadaki yorumlarda Sergen Hoca’yı kötüleyenler yüzünden yine Sergen Hoca’yı konuşacağım. Sitemizdeki yazımda bana “Sergen Hoca şakşakçılığından başka bir şey bilmiyorsun, argümanlarının hepsi havada” diyenlere şunu söylemek isterim: Çok şükür ki hayatta “her şeyi biliyorum” gibi bir iddiam yoktur; o takdir karşı tarafa aittir. Siz öyle diyorsanız belki öyledir. Ama şunu bilin ki ben bir şey bildiğim için yazmıyorum. İki artı iki dört olduğu hâlde beş demeye çalışanlara karşı buradayım; algıya karşı bilgiyle buradayım. Doğru tektir. Futboldan anlamak başkadır, doğruları söylemek başkadır. Futboldan anlasam ne olur, anlamasam ne olur; önemli olan doğruyu konuşmaktır.Beşiktaş’ta şu an başarısızlık, kaos ve istikrarsızlık çok olduğu için fırsat bulan herkes kulübün başına üşüşmüş durumda ve Beşiktaş’ın ekmeğini yemeye çalışıyor. Herkes kendi çıkarı için gerçeği saptırmaya çalışıyor. Futbol bir yana, ben daha çok bu saptırılan gerçeğe karşı konuşmaya çalışıyorum. Kaostan beslenip izlenmelerini artırmaya çalışıyorlar. “Argümanlarımın hepsi havadaymış.” Kaç yazı okudunuz? Siz “argümanlar havada” demeyesiniz diye her yazımda temcit pilavı gibi aynı şeyleri yazamam. Bazı yazılarımı savunduğum konuya ayırır, kendimce onu kanıtlamaya çalışırım. Bazı yazılarımda ise bambaşka bir şey konuşur, önceki yazımda savunduğum noktaya üstünkörü değinip geçerim; siz de ona denk gelip “boş argüman” dersiniz.Yaklaşık 40 yazı oldu; ilk kez “ben” diyerek bir yoruma cevap verdim. Profesyonelliğe aykırı bu davranışım için tüm okuyanlardan özür diliyorum.Sizler her maç Sergen’i eleştirdikçe ben de doğal olarak Sergen Hoca’dan başka bir şey konuşamıyorum. Örneğin Olaitan’ın ne kadar iyi bir oyuncu olduğundan bahsedemiyorum. Son vuruş ve pas tercihleri de gelişirse çok iyi olacak dediğimiz Olaitan’ın, bu maçta isabetli paslar atarak nasıl geliştiğini anlatamıyorum. Agbadou’nun Murillo ile uyumundan söz edemiyorum. Kanadımız yokken Murillo’nun öne çıkıp kanattan daha çok orta yaptığını konuşamıyorum. Beşiktaş’ın Agbadou gibi hücuma destek veren bir stoperi yıllardır yoktu; bunu anlatamıyorum.Derbilerde gol atmadığı için Hyeon Gyu’ya “kötü” diyenlere karşı geçen yazımda aslında iyi bir oyuncu olduğundan bahsetmiştim. Galatasaray böyle bir oyuncu alsa ve neredeyse her maç gol atsa ama derbilerde atamasa, medyada kimse onu kötülemez; “Galatasaray’ın genç Koreli keşfi” diye parlatılırdı. Immobile ve Abraham beslenmiyor diyenler var; asıl beslenmeyen Hyeon Gyu. Bu maçta bir kez topla buluştu, onda da kötü bir kafa vuruşu yaptı. Messi bile topla bir kez buluşsa kötü kafa vurabilir. Buna rağmen, kimse ona top vermese bile kendi pozisyonunu yaratabilen çok güçlü bir oyuncu. Bugün etrafında dönüp harika bir top çıkardı, faul oldu ve serbest vuruş kazandırdı. Cengiz’e de iyi bir top verdi ama Cengiz değerlendiremedi.İlk yarı iyiydik. İkinci yarıda da iyi gidiyorduk ki rakibin hocası devre arasında oyunu çözmüş. Orta sahada Ndidi’nin yokluğundan doğan boşluğu fark edince, beş dakika içinde art arda, merkezden, benzer organizasyonlarla çok iyi goller buldular. Bu goller moralimizi bozdu ve oyundan koptuk. Goller bu şekilde gelişmişken koskoca maçı Sergen Yalçın’a bağlayanlara şaşırıyorum. Bence gollerin sebebi Ndidi’nin yokluğuydu. Evet, Cengiz kötüydü ama maçı bu yüzden kaybetmedik; merkezdeki zaaf nedeniyle kaybettik.Sergen Hoca yaz transfer döneminin sonlarına doğru geldi; yoklukta Gökhan Sazdağı ve Cengiz Ünder’i alabildi. Bunları “mükemmel” diye almadı, yerli havuzuna mantıklı takviyeler yaptı. Sanki pahalı bir yabancı kanat alındı da o mu kötü çıktı? Cengiz ilk haftalarda iyiydi, sonra düşüşe geçti; yine de toplam asist sayısı fena değil. Gökhan tercihinin yanlış olduğunu hoca da görüp devre arasında o bölgeye Murillo gibi kaliteli bir transfer yaptı. Ama sizler bardağın boş tarafını görmeye devam ediyorsunuz. Agbadou, Olaitan ve Hyeon Gyu’nun ne kadar doğru transferler olduğunu görmeyip hocaya “Cengiz’i de al git” diyorsunuz. İşte bana gelen o kişisel yoruma cevap verme nedenim buydu. Ben burada futbol bildiğim için yazmıyorum; bardağın dolu tarafını göstermek için yazıyorum.Neden sürekli bir suçlu arıyorsunuz? Muhteşem kanatlar vardı da hoca mı oynatmadı? Hoca henüz kendi kanat transferini yapmadı ki… Bu şekilde hocayı suçlamaya devam ederseniz kısır döngü sürer. Eskiden “sabredin” diyenler belki kendi çıkarını düşünürdü; çünkü sabredin denildikten sonra yapılan transferler daha pahalı ve daha kötü olurdu. Devre arasında yapılan transferler, Aslani hariç, yerinde ve doğruydu. Sergen Hoca transferde ve kadro temizliğinde ağırlığını koymuştur. İyi teknik direktör, doğru kadroyu kurdurabilendir. Yabancı teknik adamlar bu konuda yönetime daha fazla boyun eğiyor. Yerli hocalar arasında ise bu konuda istediğini yaptırabilecek yegâne isim Sergen Yalçın’dır.Bunun en büyük kanıtı, Abraham’ı alan yönetimin devre arasında yine Abraham’ı gönderebilmesidir. Normalde bir yönetim, kendi aldığı yıldızı başarısız olsa bile kolay kolay gönderemez. Bu, Sergen Hoca’nın etkisinin ve yönetimle iletişiminin bir göstergesidir. Arat yönetimi Immobile’yi almış ve başarısız olmasına rağmen devre arasında takımda tutmuştu. Kendi aldığı Jurasek ve Abraham’ı kısa sürede gönderebilen bir yönetime ilk kez rastlıyorum; bu da hocanın yönetimle kurduğu iletişimin başarısıdır.Ortada uzun vadeli bir plan var. Sergen’den önce böyle bir plan yoktu. Siz her gelenin planını yarım bıraktırırsanız, dünyanın en iyi transferlerini yapsanız bile sonuç alamazsınız. Suçlu arıyorsanız, “sabretmek” kavramının içini boşaltan güruhu suçlamalısınız.Berna Özsoy / duhuliye.com